Bugün ailecek çok güzel bir gün geçirdik. Aslında böyle bir sürü günümüz geçiyor. Ve o günün sonunda ben fotoğraflara bakarken ne güzel gündü keşke hep hatırlasak diyorum.

Mesela bugün: bugün günlerden Pazar. Kalktık, dün aldığımız yılbaşı ağacının ışıklarını açıp çocuklar ağacın altında legolarla oynarken kahvaltı hazırladık. Kahvaltıdan sonra çocuklar yine oyuna döndüler, biz birer kahve içtik. Sonra Mike koşmaya çıktı. O koşarken biz önce Ali’yle ödev yaptık, sonra Leia’yı hızlı bir duşa soktum; burnu çok aktığı için saçı başı sümük dolmuştu. Sonra Mike gelince ben çıktım, 5K koştum. Geldiğimde öğle yemeği hazırdı, hep beraber yemek yedik. Her gün ve her öğünde olduğu gibi yine masamızı güzelce hazırlamıştık, yemek dünden kalanlardı ama masamız özenliydi. Yemekten sonra Mike ve Ali Minecraft oynarlarken biz Leia’yla playdoh oynadık sonra Leia ‘numberblocks’ izledi.

Sonra hepimiz hazırlandık. Hazırlanma kısımları bu sıralar çok sancılı geçse de evden çıkmayı başardık. Oxford Caddesine gidiyoruz diye bebek arabası yerine sırt taşıma şeyini aldık yanımıza, Leia çıkar çıkmaz uyuyakaldı biz de otobüse binmeye karar verdik. 139’a bindik, mükemmel bir zamanlamayla tam Selfridges’in önünde Leia uyandı. Oxford’un göz alıcı yılbaşı ışıkları içinde 5 dakika daha gidip Hamley’sin önünde indik. Aylar önce aldığımız santa Grotto biletlerimiz vardı, içeri girdik, çocuklar Santa’yla konuştular uzun uzun (bir grottoya göre uzundu, 10 dakika kaldık). Sonra çocuklar hediyelerini aldılar, mağazadan çıktık. Hemen Regents Street’in arkasında bulduğumuz ramenciye gittik. Çocuklar bayıl bayıla ramenlerini yediler / içtiler. Çok eğlendik. Sonra yine güzel ışıklı sokakların içinden yürüyerek metroya binip eve geldik. Eve gelir gelmez çocuklar yattı, biz akşam çalıştık.

Santa’yla tanışma aktivitesi hariç bizim için normal bir pazar.

Ne kadar normal olsalar da bazen bu günleri yazmamız gerektiğini düşünüyorum, çünkü hatırlamayacaklar.

Ama muhtemelen benim gibi ‘Çok güzel bir çocukluk geçirdim, ama özellikle neden deseniz bir cevabım yok. Belki de sadece normal ve mutlu bir çocukluk geçirdim diyebilirim’ derler. O kadar kıymetli ki.