İnanılmaz bir 4 gün geçirdik. İ N A N I L M A Z!

Mike’ın bana 30. yaş doğum günü hediyesi bu oldu; Finlandiya’nın en kuzeyinde, Lapland’de -yani Kuzey Işıkları’nı görmenin en özel olduğu yerlerden birinde- 3 gece 4 gün tatil. Doğum günüm 6 Kasım olsa da Mike özellikle Aralık sonunu seçmişti. Çünkü kuzey ışıklarını görmek istiyorsanız: (1) Eylül-Mart ayları arasında kuzeyde bir yerlere gitmeniz, (2) gittiğiniz yerin çok ışıklı olmaması, (3) havanın çok çok soğuk olması (soğuk havalarda hava daha az bulutlu oluyor diye) ve (4) şanslı biri olmanız gerekiyor.

Aralık ayında gündüzler çok kısa, geceler çok uzun.  Her gün bir 20 dakika gün aydınlanıyor gibi oluyor (aka ‘sıçtın mavisi’) sonra hemen tekrardan karanlık çöküyordu. İlk başta bana çok iç karartıcı gelse de azıcık aydınlık olması bile gece gündüz ayrımına yardımcı oluyor. Bir de hava çok soğuk. Yanınıza en kalın kışlıklarınızı (biz snowboard pantolonlarımızı, termallerimizi, montlarımızı alıp gittik) alsanız bile check-in esnasında size kar tulumları, kalın eldivenler ve botlar veriyorlar. Kendi getirdiklerinizin üzerine onları giydiğinizde bile üşüyorsunuz. Ama aktiviteler maksimum 1 saat dışarda geçirmelik. Aralarda da mutlaka ateş yakılan bir mekanda duruluyor ısınmak için.

Gidiş: Londra’dan Helsinki’ye uçtuk. Oradan da Ivalo adlı bir şehre uçtuk. Helsinki- Ivalo 1.5 saat sürüyor, Finnair’le uçtuk, sorunsuz güzel bir yolculuktu. Ivalo küçük bir havaalanı, sizi oteliniz almaya geliyor. Ben nedense sadece biz olacağız diye düşünmüşüm ama bizden başka sadece bizim otele gelen 7 kişi vardı. Havaalanından otel sanırım 20 dakika sürdü. Çok karanlık olduğu için yolda hiçbir şey göremiyorsunuz.

Otel: Bizim kaldığımız otelin adı Nellim Wilderness Hotel. Biz çok memnun kaldık. Farklı oda tipleri var, biz içinde kendi saunası bulunan Nellim Log Suite tipli odalarda kaldık. Bir de Arctic Suite denilen yattığınız yerden gökyüzünü görebildiğiniz bir oda tipi vardı. İçerisinde banyo tuvalet olmasa da şahane bir tecrübe olabilir (tanıştıklarımızdan tek gecelerini orada geçirenler vardı). Bizim odamızın en güzel yanı saunasıydı. Saunaya girip koşarak kapıya çıkıp şok havuz etkisi yaratıyorduk. Bir de odalar ısınmıyor haberiniz olsun. Yine termallerle uyuyorsunuz.

Otelde yemekler çok güzeldi. Hele bir somon çorbası vardı ki biz bayıldık. Ben her öğün o olsun diye dua ediyordum. Sonra çorbanın tarifini bulup sık sık yaptık / yapıyoruz. İsteyenler için: Somon Çorba Tarifi.

Aktiviteler: Otel rezervasyonu yaptırdığınızıda aktivite rezervasyonlarınızı da yaptırmanızı istiyorlar. Check in yaptığınızda size seçtiğiniz aktivitelerden oluşturdukları programı da veriyorlar. Biz Snowmobiling, Husky Safari, Aurora Snowshoeing ve Aurora Hunt turlarına katıldık. Hepsi birbirinden güzeldi ama en en en en güzeli Husky Safari’ydi. Uzun süredir ‘yaşadığımı hissettiğim’ böyle bir an yaşamamıştım. Kesinlikle denemelisiniz.

Tam Christmas öncesi olduğu için çok çocuklu aile de vardı. Çocuklar için bir sürü aktivite var. İleride Leia ve Ali’yle tekrar gitmek çok istiyoruz. Noel Baba tanışma turu, geyik bulma turu gibi aktiviteler vardı.

Ve asıl soruya gelelim; biz Kuzey Işıkları’nı görebildik mi? 

EVET! Çok etkileyiciydi her biri. Her biri birbirinden başka, her biri başka renkler, her biri başka danslar.

Ama sanırım yine de benim için bu Lapland macerasının en unutulmaz şeyi Husky Safari’ydi ????.