Herkese merhaba,
Sonunda beklenen bebek -Ellia bebek- geldi.
Çarşamba sabahı Grand Rapids-Chicago, Chicago-Houston, Houston-Lima uçuşları sonucunda Peru’ya varmayı planlıyoruz. Uçaklar şu an müsait gözüküyor (Mike’ın annesi uçaklarda boş yer olduğu sürece bizi bedava uçurabiliyor) ve eğer bi aksilik olmazsa Çarşamba akşamı Güney Amerika gezimize başlayabilcez. Yani bundan sonraki ilk mailim Peru’dan olabilir :).
Bebek normalda 7 Ocak’ta bekleniyordu ama bir türlü gelemedi. Her gün Michelle’i yürüyüşe götürerek süreci hızlandırmaya çalışsak da olmadı. Geçen hafta eksiklerimizi toparlamak (Amazon için sinek ilaçları, sinek fileleri vs.), masa tenisi turnuvaları, aile sohbetleriyle vs geçti. Sadece bir tane heyecanlı olay yaşandı ve bu size burdaki hayatın yavaşlığı hakkında bir nebze ipucu verebilir. Bi tane şahin (kuş şahin) tavuklara saldırarak beyaz bir tavuğu öldürdü. Bunun üzerine evde panik anlar yaşandı. Mike hemen dışarı koşarak ekmeklerle diğer tavukları kandırarak onları kümeslerine kitlemeye çalıştı. Bu sırada Jake (Mike’ın annesinin sevgilisi) silahını hazırladı. Sonra şahini aradık, şahin yoktu. Sonra ben otururken Mike koş gel dedi gittim. Şahin geri dönmüş, az önce öldürdüğü tavuğu yemeye başlamıştı ki Jake sinsice dışarı çıkıp silahını şahine doğrulttu. Bu sırada Mike dürbünle bakıyodu şahine ve tavuğa ve dürbünü bana uzattı. Ve ben tam o sırada şahinin vuruluş anını izledim! Pat diye öldü gitti. Sonra tavuğu bacağından ağaca astık ki daha büyük bi hayvan gelirse onu öldürcekti Jake ama tavuk hala ağaçta asılı. Bir kaç küçük sıçan (bkz. Possum ing.: keseli sıçan tr.) haricinde hiçbir hayvan gelmedi.
Bu heyecanın dışında çok kar yağdı çok ama çok ama çok. Jake kar fırtınasının bebeği tetikleyebilceğini düşünüyordu nitekim öyle oldu. Cumartesi sabahı Michelle’in suyu patladı ve hep beraber hastaneye geldik. Ama sabah 4 te patlayan su normalde 12 saat içinde çocuğun doğumuyla sonuçlanmalıyken, bu doğum biraz sancılı ve uzun geçti ve Ellia Rose Pazar günü sabah 10:20 de (ist saatiyle 17:20) doğdu. En sonunda sezeryan yapmak zorunda kaldılar çünkü Ellia geç doğduğu için 4.3 kiloydu ahahaha :).
Bebeğin ne zaman doğcağı belli olmadığından ve bizim yapacak hiçbir şeyimiz olmadığında Cumartesi hastanede kaldık. Neyse ki gayet büyük ve güzel ve internetli ve bedva kahveli bir bekleme odası vardı (şu an da size aynı odadan yazıyorum) rahat geçti. Dün saat 2 gibi eve döndük duş aldık biraz uyuduk. Mike’ın dedesinin dans günüydü. Saat 6’da dans ettikleri salona gittik ve 7’ye kadar (dans 3 ile 7 arasındaydı) dans ettik. Dansın adı Polka ve çok eğlenceli. Mike’ın dedesi beni çok seviyor, o öğretti bana. Ve dedesinin sevgilisi Dorthy de ordaydı. Dorthy yi görmeniz lazım. Bir salon dolusu yaşlının içinde parlıyor. Çok yaşlı ama sapsarı saçlı, elbise giymiş, topuklu giymiş, ince siyah çorabının üstüne parıltılı bi hal hal takmış ve makyaj yapmış vs. Çok tatlıydı. Bi de herkes yaşlı, ve line dance denilen ‘Umparalael kosamiya Makarina’ vari dans olan bir çizgi halinde sıralı dans yaptık ve yaşlılar çok sevindi biz ordayız diye. Sonra akşam yine hastaneye uğradık 1 saatliğine. Mike, ben, Ryan ve Michelle’dik bi tek, bol bol Ellia’yı kucağımıza aldık vs.
Şimdi yine hastanedeyiz. Herkes çalışıyo biz de gelip onlarla olalım dedik. Bu arada artık ne zaman gidiceğimiz belli olduğu için hostel, uaşım vs bakmaya başladık. Mike çalışıyor burdan.
Böyle işte. İnternete sık sık girebilcem çünkü Mike’ın her hafta bir gün çalışması gerekicek. Dolayısıyla bana yazabilirsiniz.
Öptüm çok!