Herkese merhaba!
Bugün henüz ABD’deki 6. günümüz. Kısa kısa 6 gün:
-
13 Eylül Cumartesi günü ben, Mike, Pickle sorunsuz ve sorgu sualsiz bir şekilde Chicago’ya indik. Mike’ın annesi bizi aldı ve cumartesi akşamı evdeydik. Pazar günü aileyle geçirdik, bizi görmeye geldiler vs.
-
Pazartesi sabahı Mike’ın iş görüşmesinin olumlu sonuçlandığını öğrendik. Bu arada bilmeyenler için planımız bir süre Mike’ın ailesiyle yaşayıp daha sonra eve çıkmaktı. Mike’ın iş durumu belli olduğu için ve 29 Eylül ilk iş günü olduğu için ve de iş yeri mike’ın annesinin evine bir hayli uzak olduğu için ev bakmaya hızlıca başladık. Son 3 gündür ev bakıyoruz. Aslında şehir merkezinde inanılmaz güzel loftlar var ama zaten şehrin göbeğinde bir evimiz olduğu için biraz daha bize Michigan’ı anımsatan, daha yeşil, daha geniş alana sahip bir yer bulmak istiyoruz. Ev bakmak çok sıkıcı ve yorucu! Bir yeri beğendik ve başvuru yaptık (burada böyle yürüyor bu iş), eğer haber gelirse haftaya perşembe taşınıyoruz! (Merak edenlere: http://www.woodlandcreek-apts.com/)
-
Bunun dışında, Michelle ve Ryan kullanmadıkları ve satmak istedikleri fazla arabalarını bize verdiler. Şimdilik planımız sabahları Mike’ı işe benim bırakmam ki bütün gün arabam olsun. Bilmeyenler için, burada arabasız yaşamak İMKANSIZ. Ben kullanmaya çalışıyorum ki yolları ve kuralları öğrenebileyim. Şimdiye kadar ki en büyük zorluk diğer sürücülere güvenmek! İstanbul trafiğinde hiç ama hiç alışık olmadığımız bir şey burada trafiğin temelini oluşturuyor; herkes kurallara uyuyor. Ama işte benim için garip olan kısım da tam da bu. Diğer sürücünün kurala uyacağına ihtimal vermediğim için gereksiz yerlerde yavaşlıyorum vs :)
-
Pickle yavaş yavaş alıştı Mike’ın annesinin evine (ilk gün 40 dakika 4ümüz onu aradık, ve dünyanın en saçma yerinde bulduk). Üst katlara çıkmaya başladı. Ama yeni eve taşınırsak çocukcağız kesin depresyone girecek :).
-
Hava çok soğuk! Özellikle Antalya ve İstanbul sıcağından sonra çok zorlandık. Mike hala hasta.
-
16 Eylül 2. evlilik yıldönümümüzdü. Çok güzel bir restorana gittik (merak edenler için: Bistro Bella Vita).
-
Sabahları koşuyorum. Bugün 5. koşumu gerçekleştirdim. 20 tane yaparsam kendime yeni koşu ayakkabısı alacağım (küçük motivasyonlar, küçük hayatlar). Dün sabah korkunç bir şey yaşadım. Benim koştuğum tarafın karşısından gelen kamyon bana yer açmak için diğer şeride geçti (burada koşan / yürüyen insanlara genelde yapılıyor) ve diğer şeritte karşıya geçmek isteyen sincaba çarptı! Çok ama çok üzüldüm ve hiçbir şey ypamadım. Mike da yanımda yoktu, ağlayarak eve geri döndüm, Mike’a söyledim ve beraber ölü hayvanı yolun kenarına koyduk. Yazık kan bile yoktu, Mike boynu kırılmıştır diyor :( Elleri ve ayakları küçücük, kendine çekmişti korkudan. Çok çok üzüldüm.
Son olarak uzun mail/post yazmak yerine / yanı sıra daha hızlı ve kısa, not gibi şeyler paylaşmak istediğime karar verdim. Buradan takip edebilirsiniz.
Çok öpüyorum! Ezgi