evett tekrardan merhabalarr

şu an lanetli merve solumda oturuyo ve bugün onun dortmundda 2. günü, kendisi çok mutlu çok eğleniyo gelmek istemeyenlere duyurulur :)

önce okulu anlatıyım

pazartesi gittik cansuyla ders seçimini konuşmaya. o sırada beklerken esin adlı arkadaşımızla karşılaştık. onların dersi vardı, avusturalyalı bi adam 1 haftalığına geliyo buraya ve 2 dersi var; leading to performance ve competitive advantage adı altında. ama adam sınıfta sadece 30 kişi istiyo ve biz toplam 74 kişiyiz dolayısıyla carolin (bizim burdaki danışman) mail atmıştı almak isteyenler isimlerini yazdırsınlar diye. bizde mail atmıştık leading to performance için ancak ve ancak geç kalmıştık ve normal şartlarda bu dersleri alamıyoduk. amma velakin esin dedi ki sınıfta yoklama kağıdı dönerken bizim adımızı görmüş biz de koşarak adamın yanına gittik böyle böyle, bu yüzden ilk dersi kaçırdık vs., adam malesef sınıf dolu (leading to performance için) ama yarın ki derse gelin (competitive advantage) dedi. biz tamamen sürü psikolojisiyle bu derslere adımızı yazdırdık aslında hiç işimize yaramayan 2 dersti bunlar.

pazartesi bunlarla uğraştık akşamında da bütün okul için düzenlenen welcome party ye gittik. çok çok kalabalıktı ve gittiğimiz yer (adı suite 23) çok küçüktü ama yine de eğlendik ve türk arkadaşlarımızla bir nebze kaynaştık. party işte anlatıcak çok da bişi yok.

ancak ve ancak salı günü gerçekten gittik derse. 12de başladı 15:45te bitti. bi ara veriyo adam. ders zevkli fena değil ama bi türlü alışamadık derse ilk günlerde. salı çıkışta merkeze gittik bakındık ettik ve sonra evcağızımıza döndük. çarşamba tekrar okula gittik bu sırada giderken aslında bu derse boşuna girdiğimizi konuştuk çünkü ne okulda saydırabilcektik, ne de bi işimize yarıcaktı, çoğu şey bildiğimiz şeylerdi (eski derslerden vs) ve artıı cumaya prezentasyon hazırlamamız gerekiyodu. bütün bu eksilere rağmenn derse girdik. sonra adam 45 dk ara verdi. bu aranın son 10 dksı hadi gidelim bırakalım dersi diye anlaştık ancak başımıza çok kötü şeyler geldi :).

bu son 10 dk daki konuşmamız tamamdı da ne yapıcaımızı konuşmamıştık yani şunun gibi: hadi sen git eşyaları al sınıftan. ve tam kapıya geldik cansu laptopları almaya girdi ben kapıda bekliyorum. meğerse adam içerdeymiş saat tam 14:15, ders saati ve adam 1 dk bile geç kalsan çok sinirleniyo. kapı küçücük aralık ve ben ordan cansuyu gözlüyorum bi baktım cansu yavaşça montunu çıkardı arkasına astı, yerleşti, defterini çıkardı ve hocaya doğru gülümseyerek bakmaya başladı. sonra gözgöze geldik gülmekten ölcez ama, ben dışarda kaldım o içerde ve ben kesinlikle giremiyorum o kesinlikle çıkamıyo. ben tam girmeye karar verdiğim esnada biri kapıyı kapattı ve ben giremedim.  kapının önünde öylece kalakaldım ve gülmeye başladım. cansu gel diye mesaj attı ben gelemem sen gel dedim ya çok komik bi durumdu. ben orda boş boş etrafa bakınırken, her exchange öğrenciye verdikleri bi yardımcı öğrenci var bizimkinin adı tobias, bi alman richie rich bana yaklaştı ve ezciii??? dedi. yes? dedim ohh i’m tobias dedi. çok komikti ders çalışıyomuş onu fln anlattı ama tipi tam richie rich bi ara fotograf çektirirsek (ki şimdiye kadar sadece 1 kez beraber bişey yaptık bkz. pizza event) göndeirirm. sonra ben sıkıldım ve bilgisayar lab.a gittim internette boş boş oyalandım neyseki orda başka exchangeler vardı onlar kaynaştım ettim ve cansu kimbilir şu an napiyo diye düşündüm.

saat 15:45 oldu ve cansu geldi ve çok mutlu oldum ve çok güldük. o da sınıfta rahatça gülemediğinden bana mektup yazmış. mamaafi biz bu dersi bıraktık. o çarşamba günü türk kızlarla merkeze geldik biraz alışveriş biraz yemek derken iyice kaynaştık (çok alakasız karakterleri ama eğlendik yine de).

perşembe günü uyandık büüütüüün evi temizledik ve bu sefer klozeti ben temizledim (elif bu kısmı teyzeme okuyabilirsin). cansu evi süpürüyodu bende tuvaleti parlatıyodum ki bi şıngırtıyla irkildim, sonra elektrik süpürgesi kapandı yavaşça cansuya yaklaştım. meğer benim odamdaki şık lambayı (kızlarındı) kırmış. depositten düşmesin diye gidip alcaz aynısını ikeadan :). evi temizledik sonra pizza event imiz vardı okulda oraya gittik. bu pizza event insanların kendilerini gezdircek öğrenciyle (buddy deniyo) tanışması içindi. işte orda tobiasla taş çatlasa yarım saat konuştuk sonra türk kızlarla oktoberfest için bilet arayışına başladık ancak ve ancak çoook pahalı :S. gitmek istiyoruz ama bakalım artık. o akşam kızların kaldığı carl duisberg center (öğrenci yurdu) a gittik. müzik dinledik oturduk öyle sonra çok acıktık ve louisiana diye bi yer var burda oraya gittik. şansımıza 2 hamburger sadece 1 hamburger fiyatınaydı. öküz gibi yedik ve eve döndük. akşamları hava inanılmaz soğuk oluyo, 0’ın altına düşüyo :S.

cuma uyandık ve kahvaltı hazırlamaya başladık çünkü türk kızlar kahvaltıya gelcekti. saat 12:30 gibi geldiler bi güzel kahvaltı ettik (baba sucuğumuz bitmek üzere belki elif getirir bi tane daha :)) türk kahveleri içtik oturduk. saat 5 gibi onlar gittiler biz de duşumuzu aldık ve saat 8.30 gibi carl duisberge gittik. herkes düsseldorfa gidiyodu gece dışarı çıkmak için biz istemedik. ve geriye kalanlar olarak (6 türk 6 fransız) louisianaya gittik. oturduk sohbetleştik vs. cumartesi sabahı bu lanetli merve gelicekti sabahın köründe ama (6da). o yüzden eve döndük erken saatte. sabah onu gidip ana gardan alcaktık :S. neyseki sabah 6.30 gibi telefon çaldı ve merve taksiyle gelmeye karar verdiğini söyledi çok sevindik uyuduk uyuduk sonra merve geldi. kahvaltı ettik ve tekrar uyuduk. 1 gibi mehmet ve leyla (kuzenim ve kız arkadaşı) geldiler. hep beraber merkeze gittik ve yörük obasında döner yedik. sonra etrafa bakındık her zamanki gibi.

akşam eve geldik ve hazırlanmaya başladık çünkü cumartesi akşamı bizim (ism öğrencileri) nightrooms a bedava girişimiz var. burdan çıktık mehmet leyla merve cansu ben (mehmet zürichden arabayla gelmişti ve en sonunda arabaya bindik diye çok sevindik çünkü cansuyla hep trenlerde sürünüyoruz ve hiç bilet almıyoruz bigün yakalanıcaz ama bakalım ne zaman). carl duisberge gittik. orda diğer insanlarla buluşup nightroomsa gittik. mehmet şort giymişti o yüzden onu almadılar ki zaten o 6 saat araba kullandığı için yorgundu ve bi daha gidip üstünü değiştirip gelmek istemedi. leylayla onlar döndüler. biz bayaa eğlendik. çok güzeldi. eve baya geç geldik ve mehmetle leylaya sabah 10da kahvaltıya gelmelerini söylemiştik. tabiki uyanamadık. daha doğrusu zil çaldı öyle uyandık.

bu sabah bi 3 saat kahvaltı ettik sonra bizim burdaki parka gittik ve sonra 3 saat öğle yemeği yedik. şimdi onları yolcu ettik merve cansu ben oturuveriyoruz.

bu hafta çok korkunç olcak. dersimiz hergün 8.30da başlıyo :S. ama çok çok eğleniyoruz ve çok güzel geçiyo günlerimiz. bu güzel günleri hepinizle paylaşmaya hazır ve nazırız.

ee ev sahibi olmadan bi mail sona eremez. evet yine geldi… önce aradı, kira nerde? dedi. biz kızlara vericez fln dedik geçiştirdik. dün sabah merve de burdaydı kapı çaldı ve yine o kırlaşmış önleri havada uçuşan ince kuru mavi gözlü kadın kapıdaydı :S. bir nevi günah çıkarmaya gelmiş uzun uzun o ilk gün neden polis çağırcam dediğini anlattı. ve demiştim ya kahvelerimizi ödemiş diye, aynen şöyle dedi: ben o gün kahvelerinizi ödedim (kendini affettirme telaşı). biz teşekkürler dedik ve ee der gibi bakıyoduk ki yani 2. kere ödememişsinizdir umarım o yüzden söyledim dedi. salak yaa. neyseki tatile gitmiş 16 ekime kadar yok :)))))))).

bir de bir de internet problemi yaşıyoduk ama bugün mehmet problemi çözdü artık rahat rahat msnde konuşabiliriz.

maili baştan okuyamıcam, yanlışlarım varsa affola diyor unuttuğum şeyleri bir sonraki mailde yazmak dileğiyle diyor hepinizi gözlerinizden öpüyorum ve birazdan facebooka yeni fotoğraflar koyuyorum muckkk