hello everybodyy

ben hayatımda sonbaharı bu kadar güzel görmemiştim. her yer sarı yapraklar, kızıl ağaçlar mükemmel mükemmeeelll. her daim yürümek yürümek yürümek hissi uyanıyo insanda (her ne kadar biz yapmasak da-tembellik)

uzun zaman oldu yazmayalı şu an aslında o kadar yorgunum ve o kadar üşeniyorum ki anlatamam.. ama inat ettim yazcam

gecenn hafta elif ve teyzem geldiler. sevgili kardeşim elif biletini 1 gün sonra sandığı için uçağı kaçırdı ve teyzemle beraber bigün sonra kölne uçmak zorunda kaldı :) biz de (cansu merve ben güniz) bu fırsattan yararlanarak kölne gittik. tren garında teyzem elif ve bilumum almancı akraba ve arkadaşla hasret gidergikten sonra, elif ben cansu merve güniz naimelerin evine gittik (bkz. interrail mailleri köln).

naime evini bize bıraktı 3 günlüğüne, hata mı yaptı doğru mu pek bilemiyoruz :). neyse bi gittik eve ev tıka basa yemek abur cubur içecek dolu. bi sevindik anlatamayız. teyzemde bi sürü yemek yapıp elifin bavuluna tıktığı için köln de sadece yemek yedik :). zaten 2 gündür cansuyla diyetteyiz, şey… neyse :)

ilk gün akşam çıktık bi yerde elifin doumgünün kutladık çok güzel bi yere gittik. ertesi gün erkenden kalktık ve kölnü dolaştık. köln de dom’a gittik (koca bi katedral kendisi) ve orda mum yakalım dedik demez olaydık.. elif bi anda alev almaya başladı ahahaahahah ya çok komikti (bkz. facebook) sonra 20 dk süren tepeye tırmanma aktivitesini tamamladık ve ölmüş bi şekilde aşağı indik.hava yağmurlu ve soğuktu ve biz ertesi gün phantasialand (eğlence parkı) e gidicektik. ancak ve ancakk perşembe günü bi uyandık güneş çıkmış çok sevindikkk. güniz mannheim da bi arkadaşına uğrıcaktı o bizden ayrıldı. merve elif ben cansu phantasialande gittik orda diğer türk kızlarıyla buluştuk ve gerçekten çok eğlendik. yeni bişi koymuşlar talocan diye ya inanılmaz bişiydi. en kısa zamanda videosunu facebooka koycaz çnkü anlatamıcagım kadar korkunç görmeniz lazımmmm.

akşam koştur koştur eve geldik çünkü bu sefer mervenin uğur dayısının :)) yanında bremene gitmesi gerekiyodu onu da yolcu ettikten sonra, teyzem naime elif ben cansu kölnde ki türk mahallesine gittik. ya onu da görmeniz lazımdı ki zaten facebooka karadeniz pidecisinin önünde bi fotografımızı koydum. orda urfa yemekleri yapan bi rest.a gittik ve gerçekten çoook güzel bişiler yedik (künefe bile!). akşam 12 trenine bindik elif ben cansu ve home sweet home dortmunda döndük. elo evimizi çok beğendi ama tuvaletimizden biraz korktu (güniz de aynı tepkiyi vermişti ama sonra biraz fazla alıştı.. :) ahahaha güniz bunu okuyunca aklına kötü şeyler gelmesin saçlardan bahsediyorum).

cuma akşamı teyzem geldi onunla dışarı çıktık. meydanda çok güzel bi yerde kahve vs içtik. ertesi sabah teyzem elif ben sabahın köründe uyanıp alışverişe çıktık. küçük kuzenim zeynep naz hanımdan başlayarak tüm aile fertlerine hediye beğenmek ve almaktan canımız çıkmış bi halde eve döndük. bu sefer teyzem cansu ve beni kaptı market alışverişine götürdü neler neler aldı anlatamam. bi sürü güzel yemek yaptı. sıcak bi yuvaya kavuştuk :). e tabi teyzem varken hızlı gece hayatımıza bi süre ara verdik :)). neyse işte aynı cumartesi günü cansu elif ben koş koş bi tur daha alışverişe gittik, kahve içtik eve geri döndük. akşam evde dizi fln izledik (cansunun bilg.da canlıtv.com).

pazar günü uyandık kahvaltı ettik bizim evin yanındaki meşhur parkımıza geldik yürüdük gezdik. dedigim gibi sonbahar çok güzel burda, hüzünlü ama güzel :(. sonra 2.30 da cansu elif ben evden çıktık. 5te borussia dortmundun maçı vardı. 3.30 da biletleri almak için tüm exchangeler ve bize bilet ayarlayanlarla buluştuk. cumartesi gidip atkı tişört vs almıştık yaa o kadar güzeldi ki yaşlı yaşlı insanlar formalarla fln. zaten burda insanların haftasonu aktivitesi maça gitmek. kar-kış dinlemiyolar, dede torun maça geliyolar. stad çok etkileyiciydi ali sami yeni çok özledim. :( . hee bi de hertha berlin maçı var gsnin 2 aralıkta belki ona gidicezz :). her neyse elonun uçağı 21.45te olduğu için 6.30da staddan çıktık koş koş eve geldik teyzemle vedalaştık (ağladı yine :( ) ve havaalanına gittik.

check-in esnasında şöyle bi dialog yaşandı

cansu: eliff check-in alan çocuk tam senlik bak yakışıklı

elif: ay cansu saçmalama yağlı yağlı saçları var

cansu: elif saçmalama jöle o, hem bak gözleri ne güzel

elif: ıyyy

vs….

ve elo istanbula gidince bizi aradı meğerse adam türkmüşşş!!!! ve elife manidar bi surat ifadesiyle iyi yolculuklar demişş!! :D

elo gitti 1 saat sonra güniz geldi ve o gece o ulu gece 5 ekimi 6 ekime bağlayan gece cansunun doumgünüydü. 6 ekimin ilk saatlerinde başlayan kutlamalar 6 ekimin son dakikasına kadar devam etti.. çok komiktii. cansu ben melike ve yasemin louisiana diye bi yer var oraya gittik (güniz çok yorgundu evde kaldı) ve orda türk garsonumuz cüneytle (kendi aramızda cücü diyoruz) tanıştık. orası kapandı ama cücü bize bedava kokteyl getirdi ve oturduk baya eğlendik. sonra eve geldik uyuduk sabah okula gittik. ders çıkışı yemekhanede (bizim okulun değil dortmund üni.nin devasa yemekhanesi) cansuya süpriz yaptık ve bi anda herkes toplandı iyi ki doğdun cansuuu diye türk naraları attık çok komiktiii :D şaşkoloz güniz de çok zor olmasına rağmen yemekhaneyi bulabildi (sabah bizimle çıkmadı uyuyodu öğlen geldi) şaşarım şaşarım buna şaşarım.

kutlamalar bununla bitmedi. okula geri geldik. anne şaşırcaksın ama 5.30a kadar dersimiz vardı :) neyse orda da herkes gelip cansuyu kutladı hatta koreli herşeye gülen kız cansuya kaç yaşında oldun dedi cansu 22 dedi kız  “inanmıyorum bendeeee”  dedi havalara zıpladı ve cansuya sarıldı. hayır yani bu dünyada 22 yaşında olan sadece onlarmışçasına bi havası vardı çok güldük :D. çıkışta tekrar louisinaya gittik ve bu sefer türk garson cücü bütün masaya brownieler gönderdi. saat tam 12ye 5 kala gelen brownielerle happy birthday to you naraları yine dortmundu sardı :D. işte bu kutlu dogum haftasının çarşamba günü essen adlı alamanya şehrine gittik (ceyda diye bi kız orda yaşıyo akrabalarıyla ve hepimizi yemeğe çağırdı). orda bi güzel yemeğimizi yiyip yapak dökümü izledik :D çok keyifliydi.

cuma sabahı 5.45te berline gitmek üzere otobüsümüzde olmalıydı ve perşembe akşamı okul partisi vardı (evet yine!). ve tüm berlin yolcuları olarak partiden sabahın ilk ışıklarıyla yarılıp otobüse gittik ve bütün yol (yaklaşık 6 saat) uyuduk. berline geldik. hostelimiz çok tatlıydı. 6 türk kızı aynı oda da kaldık. ya çok eğlendik çok güzeldi. berlin zaten güzeldi, biz de çok gezdik çok güldük. cuma ve cumartesi geceleri dışarı çıktık ve gerçekten güzel yerlere gittik (dortmundda her yerde aynı müzikler çalıyodu gına gelmişti değişiklik oldu). pazar günü sabah yola çıktık (her zmaanki gibi geç kalan ispanyollar yüzünden 1 saat rötarlı) ve sans souci adlı bi yere gittk. ne olduğunu çözemediğimiz (şato ama yani şato bişi yok başka) yerde 1 saat gezindik otobüse geldik. 4 ispanyolu bekle bekle 1 saat kaybettik yine, herkes çok kızdı onlara. salak kız “ama çok büyüktüüü” dedi bütün otobüs sinir krizleri geçiridk. tam dortmunda 36 km kala bi trafik başladı ki ölüyoduk. neyseki şöförümüz taner abi bizi çok eğlendirdi :D.

pazar akşamı eve geldik. bu kadar yoğun bi misafir trafiğinden sonra cansuyla yalnız hissettik biraz kendimizi. amma velakinnn şu olayı da anlatmadan geçemiceim. son misafirimiz günizin tertipli düzenli hali bizi çok olumlu etkiledi. apartmana girdik (güniz sabah treniyle berlinden dönmüştü çnkü uçağı vardı anahtarı ona vermiştik o mandal sepetine koydu biz de eve öyle girdik akşam) bi yanık kokusu. cansu: “ezgi biri patlıcan közlemiş ne güzel kokuyo”dedi. yukarı çıktıkça (en üst katta evimiz) koku daha da yoğunlaştı. içeri girdik bi mektup. güniz bize teşekkür etmiş eğlenmiş vs de asıl konu: “gel geleliiimm evdeki yanık kokusunaaa” diye başlayan ve “neden ve nasıl olduğunu sakın sormayın, bu sır benimle mezara kadar gidecek” diye biten paragraf.. hala bulamadık ve hala söylemiyo ama mikrodalgada yoğun bir yanık kokusu ve tencerede lekeler var (tencere çöp). sorduğumuz onca soruya aldığımız yanıt evden bi şeyiniz kayboldu siz fark edene kadar söylemicem dedi. acaba ne diye meraktan ölüyoruz..

dün ve bugün okuldaydık. haftaya perşembe amsterdam-brüksel gezisi yapıcaz fransızlarla. bunun planını yaptık bugün biletlerimizi aldık (tren) bu akşam da hostelde yer ayırtıcaz. bi de yarın akşam cansu şen geliyo oleyy misafirleri seviyoruz!!

hepiniz öpüyorum, çok özledim sizi ve istanbulu.

masumiyet müzesinin (yine ağladım kitabı bitirince yeterr) benim için en etkileyici cümlesini yazarak mailimi bitirmek istiyorum yoksa cansu beni öldürcek (yurda gidip hostel ayırtmamız lazım):

“Bazan Füsun üst üste 2 gün aynı kıyafeti giyerdi, ama bana yine de farklı görünürdü” :(