mirhabaaaaaaaaaaaa
soğuk bir pazar günü (istanbula göre soğuk). bize göre sıcak çünkü hava 10 derecenin üstünde. geçen hafta dondukk sıcaklık 1 ila 4 derece arası gitti geldi.
geçen hafta demişken.. cansu şen şen burdaydı çok eğlendik çok güldük. 2 kızın doğumgünüydü ve kostüm partisi düzenlediler oraya gittik. fotoğrafları görmüşsünüzdür zaten, ben bi rus askeriydim. güzeldi. düsseldorfa gittik dortmundu gezdik. sonra pazartesi sabahı cansuyu yolculadık ve bugün o istanbula dönüyo :(
sonraa türk kızları ve 2 fransız olaraktan amsterdama, utrechte, brüksele ve brugge e gittik. çook eğlendik gerçekten inanılmazdı. onca aksilik yaşamış olmama rağmen gerçekten eğlendim.
amsterdamdaki ilk odamız (2 ayrı otelde kaldık en ucuzlarını yakalamak adına) çok komikti, duvarlarda inek resimleri ve mantar resimleri vardı, pis bir ortak banyo ve tuvalet.. ama çok eğlendik. amsterdamda baya gezdik yürüdük ettik. meydana bi lunapark kurmuşlar aaa dedik binelim şu şeye (bkz. facebook). bi lunapark aleti 15 dk sürer mi? sürmez. sürerse nolur? herkesin midesi bulanır ve başı döner ve 3 saat kendine gelemez.. :) ondan soonraa, madame tussaudsya gittik. elimizin balmumunu yaptırdık çok güzelll :). coffe shoplara gittik otlarımızı içtik, smartshoplara gittik mantarlarımız aldık birini amsterdamda yedik çok eğlendik ettik, gerçi stephanie ve olivier yemediği için sessiz olmak zorunda kaldık olabildiğince. jamaica adlı bi otla tanıştık kendisini çok sevdik o da bizi çok sevdi. jamaicayı belçikaya ve almanyaya sokmayı başardık şu an odamızın çekmecesinde özel bi günü bekliyo :)). jamaica gerçekten güzeldi biraz mushroom etkilerine sahipti çok güldürdü amma velakin bi anda balık hafızasına sahip olduk. 10 sn içinde hafıza kendini yeniliyo :). amsterdamdan bi günlüğüne utrechte geçtik. yaa çok tatlıydı çok güzeldi heryer çiçekçi kaynıyodu, güzel kanallar vardı. sonra ordan brüksele geçtik. brüksel güzeldi amma velakin başıma üzücü olaylar geldi..
şimdi brükselde iki tane ana gar var. bi tanesine geldi tren ama incek miyiz inmicek miyiz kararsız kaldık ve 3 kişi indi (yasemin, esin ve olivier). bizde inmeye çalışırken trenin kapıları kapandı ve biz trende kaldık. çok hüzünlü bi sahneydi herkes şok olmuş bi şekilde birbirine bakarken dışarda kalan 3 kişi kahkahalarla içerde kalan 4 kişiye el sallamaktaydı ahahahaha yaa çok komikti. neyse biz 4 kişi (ceyda melike cansu ben) geri döndük başka bi trenle ve otele yürümeye karar verdik. herkesin verdiği bi başka yol tarifi nedeniyle tam BİR SAAT! 10 dklık otel için yürüdük ve anladık ki aynı dortmund ve dünya gibi brüksel de bi yuvarlakmış :). ilk gün gittik kebap yedik (yine bi türk mahallesine denk gelmiştik :)), olivier enişteyi asimile ettik (bkz.facebook), soonra odamıza gidip ikinci mushroom faslını yaptık gülmekten öldük :)), 6 kız aynı odada kalıyoduk o yüzden çok eğlendik . ertesi gün trenle bruge’e gittik. ya o kadar güzeldi ki -anne size kart attım ordan-. ortaçağdan kalma bi şehir resmen ortaçağ.
aksilikler de tam bu ortaçağ şehrinin mütevazi bi kilisesinde başladı.. kiliseyi gezerken ben cansuya ve esine şu soruyu sordum “gerçekten meryem ananın yoktan hamile kaldığına inanıyo musunuz??” ve sonra ekledim “ben inanmıyorum, aşığı vardı belli ki” ve sonra uzun kahkalar attım (nati sakın kızma şaka yapıyodum). sonra ordan çıktık cebimde yalnızca 20 euro..
babamın atm kartıyla para çekmeye gittim ki bugüne kadar hiçbi sorun yaşamamıştım bi baktım para çekemiyorum bi sürü bankada denedim yok olmadı. sonra babama forma almaya gittim annemin kredi kartıyla ödicektim ki onunla da bugüne değin hiçbi problem yaşamamıştım kartı kabul etmedi pos mak.
neyse dedim brüksel de denerim amma velakin nerden bilebilirdim başıma gelecekleri.. brükselde cüzdanımı çaldırdım!!!! felaketler zinciri meryem ananın laneti… neyseki cüzdanda kimlik fln yoktu. polise gittik anlattık durumu sonra paşa paşa otele döndük. ertesi gün sabahın köründe kalkıp uzun ve zorlu bi brüksel turu yapıp evcağızımıza döndük. bu sırada babam yaseminin hesabına para gönderdi geçinmem amacıyla ancak araya giren 29 ekim ve yaseminin kartındaki problem nedeniyle paramı cuma çekebildim. mutluyum!
hee bi de brüksele ilk gittiğimiz gün içimden dedim ki “ya ilk defa bişi kaybetmedim bu zamana kadar, babam gurur duyuyodur ve şaşırıyodur heralde..” demez olaydım. bi de bi de bi başka kiliseye gidip meryem anadan özür diledim :)
bu güzel tatil günlerinin ardından koşturmalar başladı. çarşamba dersimiz vardı ve 3 saat boyunca bi ödev hazırlmak zorunda kaldık ve dünyanın en çirkin ödevi oldu. sonra perşembe gününü evde sadece ödev yaparak geçirdik. çünkü çoğu dersin sınavı yok sunum ve paper hazırlıyoruz :S ki bence daha sıkıcı. cuma günü yine okul vardı. yeni bi ders bu. düşünün dönem ortasında yeni bi ders başlıyo çok ilginç bi okul bu. adam çok şeker ders güzel. sonra çıktık halloween için kıyafet bakınmaya gittik cansuyla ben balkabağı taçları aldık.
cuma günü delirdim galiba. şöyle şeyler yaşandı.. şimdi güniz bize geldiğinde annesinin usturasını getirmişti kahkül kesmek için fln ve biz onu çok beğendik heryerde aradık. en sonunda burda bi 1 eurocu var (1 ytlciler gibi) orda bulduk ama şey.. köpekler için!! ahahahaha. neyse ben kahkülümü kestim o sırada cansu “ezgi ya saçın çok uzadı kısayken daha güzeldi” dedi. demez olaydı.. ben bekle o zaman dedim. odama girdim. bildiğiniz kağıt makasını aldım. oturdum ve yarım saat sonra bambaşka biri olarak çıktım. kimim derseniz seçenekler bunlar:
tom cruise la katie holmesun kızı suri!
charlienin çikolota fabrikasındaki johnny depp saçı
kleopatra
amelie
küçük oyuncak bebek (lyyli bana aynen şöyle bi soru sordu “haftaya saçınla oynayabilir miyim?” ben “ne?” dedim, “düzleştiricimle saçlarını dışa doğru kıvırıp makyaj yapıcam sana” dedi.. ahahaha)
yer yer yamukluklar var tabiki ama umrumda deil :) çok eğlendim ve beğendim, artık kuaför parası vermicem ahahaha
neyseee akşam kızların yurduna gittik ancak orda o kadar fazla oturduk ki dışarı çıkmadan eve döndük. dün esin ve yasemin bize geldiler. onlara pilav (anne nolur teyzeme söyle pilav yaptığımıı şoka gircek) inegöl köfte ve sebzeciklerden oluşan bi menü sundum :) sonra da tatlı niyetine dondurma :) akşam bi cumartesi klasiği olarak nightroomsa gittik. güzeldi eğlendik. lyyli diye bi kız var perulu dünyalar şekeri onlaydık (anne beni peruya davet etti yazın, ordan arjantin ve brezilyaya geçicekmişiz senden o güzel ülkeye beni göndermeni rica etti, ben senin gittiğini söylemiştim) :)).
yasemin akşam bizde kaldı sabah uyandık bi güzel kahvaltımızı yaptık şimdi de ödev yapıyoruz yine :S. ve yine dünyanın en boş dersi için dünyanın en boş ödevini yapıcaz çok sıkıcııııı valla boğaziçini özledim. çünkü burda sanki bütün öğrenciler aptal. 5. dönem derslerini görseniz biz 1. sınıfta çok daha fazlasını öğrendik. herkes idiottt!! :)
şimdi ödeve devam etme vakti geldi geçiyo. haftaya perşembe anacıım ve babacıımı ağırlayacak bu ev, mutluyum :)
not: 6 kasım kadim bir gün.. unutanlara azrail gelicek.. bir dost…
:)) hepinizi öpüyorum maillerinizi bekliyorum
bi isteğiniz arzunuz varsa elimden geldiğince yerine getirip anacıım ve babacıımla gönderebilirim
öptümmmmmmm