Cin’in son emaili olmanin yani sira, bu email muhtemelen benden uzun bir sure icin son kez alacaginiz email.

Beijing demisken (bir onceki maile ithafen)… Beijing’in eski adi ‘Peking’. Biz de bu sebeple Turkce’de Pekin diyoruz ancak ve ancak Peking artik Beijing. Yani kelime anlamiyla Bei: Kuzey Jing: Baskent, “kuzeybaskenti”. Baskent malesef Sanghay kadar guzel ve alimli degil. Birazcik Istanbul-Ankara durumu olmus gibi. Bir diger fark Pekin’de Cin’in diger gelismis sehirlerine nazaran daha bir alt kesim var, sokakta yururken anliyorsunuz bunu.

Carsamba gunku tren 4 saatte Sanghay’dan Pekin’e vardi ve biz otelimize geldik. Otelden hemen cikip Yingwei’in (Jerry Li) babasiyla yemege gittik. Jerry’nin babasi devlette calisiyor ve biraz onemli bir adam. Cin’de Komunist Parti’ye yakin olmak cok onemli, ancak oyle is yapabiliyorsunuz vs. Neyse Jerry’nin babasi bizi baya baya baya guzel bir yere goturdu yemege. Yine bir oda ayrilmisti bize ama servisi gormeniz lazim. Bir de cok cok pahali bir Bordeaux sarabi actirdi adam.

Yemekten sonra Mao’nun bedeninin bulundugu binanin da oldugu kocaman bir meydana gittik; Tiannanmen Meydani. Anitkabir gibi dusunun ama Mao’nun bedenini kimyasallarla hala muhafaza ediyorlarmis (biz gidip gormedik, cok kalabalik oluyormus ve zaten meymenetsiz bir surati gorsek ne olcak). Mao 1976’da olmus ama vucudu hala burda Cinlilerle beraber yasiyor. Bizdeki Kemalizm gibi bir fazlaca Mao sevgisi var Cin’de. Mao hakkinda ve Komunist Parti hakkinda negatif birsey soylemek yasak. Insanlarin insan haklari pek yok ve olmasi icin insanlarin yapabilecekleri birsey yok cunku bir dusunce etrafinda bir araya gelmeleri yasak. “1984” gibi adeta desek olur anlayacaginiz.

Neyse neyse. Ertesi gun ‘Yasak Sehir’ adli, saraylar topluluguna gittik. Inanilmaz kalabalikti, o yuzden pek odaklanamadik guzelligine. Ordan kucuk, minik evlerin oldugu bir sokaga gittik. Bu sokakta bir de kucuk butik dukkanlar vardi. Sokagin arkasinda buyuk bir gol var, orda vakit gecirdik. Golde bir film cekiliyordu, onu izledik falan. Bu arada Pekin’de yasayan bir arkadasimiz var, Cherry, o gezdirdi bizi. Daha once soylemis miydim bilmiyorum ama Cinliler kendilerine birer ingilizce isim atiyorlar (atamak). Cherry’nin gercek ismi Zhe, Jerry Yan’in Zhelin vs. Bu arada bu Cherry, Jerry Yan’in asik olup, tezini bu sebeple yazamadigi kiz (bkz. ingiltere mailleri).

Dun (Cuma) Cin Seddi’ne gittik! Cin Seddi Pekin’in az biraz disinda. Otobusle gidiliyor ama Cherry bir tur buldugunu ve turun sadece 100 yuan’e hem Cin Seddi girisi, hem gidis donus otobus bileti, hem de bir suru baska tarihi yerin girisini alabilecegimizi soyleyince biz de oyle yaptik. Tur biraz garip birsey cikti. Otelden gelip bizi aldilar ve tura basladik. Otobus korkunc! Pislik icinde. Bu arada herkes Cinli. Once Cin Seddi’ne gittik. Cin Seddi guzel ama oyle bekledigim kadar bir guzellikte degil. Daha dogrusu soyle: bence Cin Seddi’ne en az 4-5 saat ayirmali (yurumek icin). Ben bizim cinli arkadaslarimiza da bunu soyledim ama onlar bu tur icin israr edince tamam dedim. Bu tur sadece 1.5 saat ayiriyor ve sadece bol turistli alanlarini gorebiliyorsunuz. Halbuki gercek Cin Seddi tecrubesi icin daha bakir kisimlara yurumek gerekiyor. Neyse yine de guzeldi, ozellikle daglarin en tepe noktasina yapilmis olmasi insani etkiliyor. Ordan otobusle bir yere gittik ki bu daha sonra 3 kez daha duracagimiz hediyelik esya yerlerinden biri. Bunlara 30 ila 45 dk arasi bir sey ayriliyor. Sonra bizi muzeye goturcez dediler, cok garip bir yere goturduler. En son otobusu temizlememiz lazim deyip bizi bir yerde indirdiler, burada birtakim insanlar bizi (tum otobusu) bir odaya goturdu ve bu odaya bir adam sakat taklidi yaparak gelip ben sakatlar basiyim deyip insanlari kandirarak para almaya calisti. Bunu bilen Jerry adamla kavga etti ve bizi odadan cikardilar. Megerse efendim Cin’in buyuk bir kismi aptalmis (valla onlar dedi) ve bu insanlara inanarak bir suru para veriyorlarmis, bu yuzden tur sirketleri bu yerlerden para alarak insanlari buralara ‘otobusu temizlememiz lazim’ bahanesiyle getiriyorlarmis. Turu Olimpik Park’ta bitirdik. Gercekten cok guzel yapmislar herseyi ama artik hicbirinin kullanilmiyor olmasi uzucu (2008 Pekin Olimpiyatlari). Zaten bence olimpiyatlarin en kotu yani da bu, bir suru yatirim ama genelde ise yaramayan kocaman spor kompleksleri. Gunun sonunda Pekin’in en cok bilinen ve begenilen ordek restoranina gittik. Bilirsiniz gencler Pekin ordegini, iste biz dun onu yedik ve gercekten cok guzeldi!

Bugunu (Cumartesi) daha bir dinlence aktivitelerine ayirarak cesitli alisveris alanlarinda kahve molalari esliginde gezindik. Aksam da servisiyle unlu bir restoran zincirine gittik. Soyle ki diyelim ki bekleyeceksiniz bir saat, isterseniz manikur yapiyorlar isterseniz oyunlar getiriyorlar, bilgisayar odalari var, icecek ve atistirma servisi var vs. Bir de yemek esnasinda benim sacim acikti, bana toka getirdi adam! He bu arada yemek yine ‘hot pot’ ve cok buhar var. Bu yuzden Jerry’ye gozluklerini silmesi icin gozluk silme bezi getirdiler. Daha bir suru boyle guzel servis. Bir de inanilmaz ucuz, kisi basi 15 tl odedik (yediklerimizi ve servisi gorseniz en az 150 dersiniz).

Az biraz sonra uyuycam. Yarin sabah erken Qing ve Jerry gidiyorlar. Biz de yarini (18’i) pazartesiye baglayan gece 2’de ucucaz. Once 8.5 saat Doha’ya, ordan 5 saat Istanbul’a.

Son birkac Cin notu:

-En luks restoranda bile ‘dress code’ yok, ister pijamayla gidin ister elbiseyle, kimsenin umrunda degil.

-Sokakta erkekler hep gobekleri acik geziyorlar ve o gobecikleri surekli oksuyorlar. Korkunc bir goruntu.

-Gunesten korunmanin en etkili yolu: Semsiye.

-Asla bahsis verilmiyor.

-Beyaz tenli olmak ust siniftan olmak demek, o yuzden gunesi hic sevmiyorlar.

-Tum etleri kemiklerle birlikte pisiriyorlar. Ve yemek yerken bu kemikli et parcalarini agziniza atip kemikleri cikarip masanin ortasina koyuyorsunuz. Bence cirkin bir goruntu.

-Icki ve sigara is hayatinin en onemli iki unsuru. Bundan cok sikayetciler (her gun sarhos oluyorlarmis) ama is hayati boyle donuyormus. Bulusup birbirlerine viski ve sigara ikrami.

-Her ailenin viski koleksiyonu var. Ama boyle 90lar basi gibi evde sergileniyor bu ickiler.

-Masaya hep yalniza bir menu geliyor, cunku normalde bir masada sadece bir kisi karar veriyor. Bir yemek siparisi en az 45 dakika suruyor ve ortalama (!) bir yemek genellikle 3 saat suruyor.

Gunler, gezmeler, notlar derken boylelikle bir maceranin daha sonuna geldik.

Daha nicelerine!

Ve ve Istanbul’da gorusmek dilegiyle!

Fotoğraflar

71

72

73

74

75

76

77

78

79

80

81

82

83

84

85

86

87

88

89

90

91

92

93

94

95

96

97

98

99

100

101

102

103

104

105