Su an Sanghay-Beijing seferini yapan dunyanin en hizli trenlerinden birindeyim ve mail yaziyorum. Dusunun ki iki sehir arasi 1300 km ve biz bu mesafeyi 5 saatin altinda kat edicez. Daha yeni ciktik yola dolayisiyla hizliyiz ama bence en hizli aninda degiliz (duvarda hiz gostergesi var ve su an hizimiz 296 km/sa).
Shenzendeki son gunumuzde ‘Window of the World’ denilen ve dunyanin butun onemli bina ve yapilarini bulunduran eglence parkina gittik. Guzel bir gundu sonra o gunun aksaminda Obama’nin kardesinin izgara restoranina gittik. Jerry Yan’de Dongguan’dan gelerek bize katildi. Baya yedik ictik, sonra Shenzhen’in en yuksek binasina birseyler icmeye ciktik. 100. kattaydik, hem manzara hem ickiler guzeldi. Ertesi gunun aksami (Cuma aksami), Qing’in anne babasi bizi yemege cikardilar. Cin’de yeni trend olan ‘pilav corbasi icinde hot pot’ yemege gitiik. Yine bir kac garip hayvancik olsa da masamizda, genel olarak lezzetliydi yemek. O yemekte ben en cok yesil caydan yapilmis yufkaya sarili kirmizi fasulyeleri sevdim.
Sonracigima, Cumartesi sabahi ucakla (evet ucakla cunku tren hem ucaktan daha pahaliydi, hem de cok pismis ve tehlikeliymis, ve hem de 17 saat surcekti) Sanghay’a geldik. Sanghay’da ilk gunumuzde meshur ‘Nanjing’ caddesinde yuruduk. Istiklal’in Bagdat Caddesi’yle birlesmis, kombine olmus hali diyebiliriz Nanjing’e. Amma velakin isiklari actilar mi hava kararinca, hic bir yere benzemiyor. Isiklar gercekten bir sehri cok guzel gosteriyor -Hincal Uluc’un yillardir Taksim’i isiklandirin demesini anladim. Nanjing Caddesi’nden ‘Bund’ denilen ve avrupai binalarin oldugu nehir kenarina gittik. Nehrin bir tarafi gokdelenler ve buyuk markalarin reklamlari (isiklari), diger tarafi ise sanki bir Avrupa sehri; bir suru avrupa mimarisinde bina. Cok degisik bir goruntu. Gokdelenlerin tarafi daha canli renklerle isiklandirilmis, avrupai tarafi sari isikla. Sangay’la ilgili bir gezi kitabi okusaniz en basta gorulecek yer iste bu Avrupa mimarisi hakimiyetindeki binalar. Sehirde genel olarak bir Avrupa havasi var. Mesela havaalanindan sehre gelirken otobusten gordugum evler bildiginiz Isvicre evleriydi.
Ikinci gunumuzde ‘Fuxing Park’a gittik. Bu arada Tripadvisor’in yeni bir aplikasyonu var gencler, baya guzel. Butun buyuk sehirlerin sehir rehberlerini indirebiliyorsunuz ve offline olsaniz da acip okuyabiliyorsunuz. En guzeli bu sehir rehberleri tripadvisor formatinda. Size yakin tum restauranlari, oteller, atraksiyonlari, gece hayatini, alisveris yerlerini vs vs gorebiliyorsunuz. Biz de iste bunu kullanarak Fuxing Park’i bulduk. Park inanilmaz! Her yer yasli dolu, ama hayat dolu yaslilar. Sabah egzersizi olarak dans ediyorlar hep birlikte. Bir sonraki kosede sarki soyleyen bir yasli obegi. Biraz ileride tai chi yapan yasli cift. Cok cok guzeldi, aynen soyle dusunebilirsiniz: yaslilar universite kluplerinde :). Bu parkta bir de bir adam gorduk ki cok ilgincti. Adam iki pet sise ve bir sungeri birlestirerek kocaman bir resim fircasi yapmis ve su ile yerlere siirler yaziyor. Ve bunu para icin yapmiyor! Cin’de el yazisi guzel olan cok az insan varmis ve Qing’le Jerry’nin soyledigine gore bu adamin el yazisi baya iyiymis. Biz biraz durup adami izleyince, adam yanimiza gelip konusmaya basladi. Ben adam para istiyor zannederken megerse adam bize o siirin el yazimi orjinalini vermek istedigini anlatiyormus. Duygusal anlar yasadik ve su an dunya barisi temali siirimiz bizimle, bu trende. Fuxing Park’tan cikip Yuyuan adli bir bolgeye gittik. Burasi tamamen eski Cin mimarisi. Her yerde o bildigimiz, Cin temali restoranlarda / eglence parklarinda gordugumuz garip catili binalar var. Cok turistik bir bolge ama kesinlikle gorulmeli. O gunun aksaminda Qing’in Sangay’da yasayan kuzeni Ryson bizi bir yere yemege goturu ve yine cok guzel bir yemek yedik. Sangay mutfagi baya lezzetli. Yemegin ardindan yine nehir kenarinda yuruduk ve aksami risk oynayarak bitirdik (Qing kazandi :) ).
Ucuncu gunumuzde Sanghay’in yuksek gokdelenlerini kesfe ciktik ve malesef hava cok bulutlu oldugu icin dunyanin en yuksek ikinci binasina cikamadik. Cinlilerin yuksek binalarla bir takintisi var arkadaslar. Simdi Dubai’deki en yuksek binanin rekorunu gecmeye calisiyorlarmis. Neyse, biz de o bina yerine Grand Hyatt’in (canim otelim) 87. katindaki barina ciktik ve burdan izledik manzarayi. Bir de aksamustu cayi ictik ohh pek bir keyifliydi. Sanghay’daki son gunumuzde (Sai), bir tur otobusune atlayarak Sangay’a 2 saat uzaklikta olan Zhouzhuang (Jujuang diye okunuyor) adli sehre gittik. Burasi bildiginiz Cin’in Venedik’i! Guzel guzel fotograflar cektik, bir kac hediyelik esya aldik derken gunu oyle tamamlayiverdik. Sangay’a dondugumuzde, publariyla unlu bir sokaga gittik. Asmalimescid’in baya bir genisiydi bu sokak. Herkes (ve masalar) sokaklara tasmis, her yerden muzik sesleri vs. Bu “herkes”in buyuk bir cogunlugu yabanciydi bu arada.
Iste boyle gencler. 34 dakikadir yoldayiz ve su an 306 km/sa hizla ilerliyoruz. Bu arada trenden once Kung-fu adli fast food restoraninda yemek yedik. McDonalds’dan daha hizli size pilav, tavuk, brokoli, yumurta ve corba veriyorlar. Cin yemeginden az biraz gina geldi, ama muhtemelen onumuzdeki 4-5 gun yine gunun en az 1 ogununu Cin yemegi olarak tuketicez.
Beijing icin cok heyecanliyim cunkuuuu Cin Seddi’ni gorcem!!! Qing ve Jerry’ye surekli atalarimiza karsi yaptiniz ama bakin ben Cin Seddi’ni gectim esprileri yapiyorum.- biliyorum bence de pek komik degil-.
Son bir emailim olacak Beijing’den. O zamana kadar hoscakalin!
Not: 5 gun sonra Istanbuldayiz! Oley oley oley.
Fotoğraflar



















