12 yıldır snowboard yapıyorum ve her sene 3-4 günlüğüne de olsa dağa gitmeye çalışırım. Bir tek geçen sene gidemedim; hemen hemen her haftasonu çalıştığım ve çalışmadığım her haftasonunda hiçbir dağda kar olmadığı için..

Dolayısıyla bu sene kesin bir yere gidelim derken Amerika’nın Alpleri olarak bilinen Rocky Dağları’na (Kolorado) gitmeye karar verdik. Green card bizi çağırır, acil Türkiye’ye gitmek zorunda kalırız diye diye her şeyi son dakikaya bırakmak zorunda kaldık. Neyse ki kayak kıyafetlerimiz ve benim yeni boardum ( :) ) hazırdı. Perşembe akşamı Grand Rapids’den direkt uçuşla Denver’ gittik. Akşam bir havaalanı otelinde kaldıktan sonra sabah erkenden yola çıktık.

3 günlük lift biletlerimiz vardı ve işin güzel yanı bunu 3 kayak merkezinde de (Breckenridge, Keystone, Vail) kullanabilecektik. Otelmiz Frisco diye mini mini şirin bir kasabadaydı. Buradan bu 3 farklı kayak merkezine 20 dakikada gidebiliyorsunuz. Frisco’da kaldığımız B&B 1885 yılında kariyerine han olarak başlamış bir yer. Çok güzeldi. Sabah öğle yemeğine kadar enerji sağlayacak kahvaltı, her gün saat 4:30-6 arası sıcak çorba, atıştırmalıklar, kurabiyeler, kekler, peynirler, zeytinler, sıcak çikolota, kahve, şarap servisi, dışarıda dağa bakan sıcacık jakuzisi, 1885’den kalma dekorasyonu ve uygun fiyatıyla kalbimizi çaldı (bkz: Frisco Lodge).

Cuma günü (16 Ocak) otele uğramadan direkt Breckenridge’e gittik (Denver havaalnından 130 km). Arabayı park edip (günlük 12 dolar) gondolla dağa çıkıyorsunuz. Breckenridge’de 5 tepeden kayılabiliyor. Peak 10 sadece siyah – zor- pistlerden oluşuyor. Diğerlerinde upuzun farklı zorluklarda pistler var. Biz Peak 9 ve 8’den başladık. Bütün gün buralardaydık. Öğlen tepedeki restoranlardan birinde güzel bir yemek yedik. 5 gibi otele döndük. Otelde tek başlarına gelmiş bir çok kişi vardı. 20-25 senedir geliyorlarmış buraya. Bir tanesi Kızılderili’ydi. ABD’de Kızılderili’lerin kendi hayatlarını sürdürmesi için sadece onlara ayrılmış alanlar var (bkz: buraya). Bu sayede kendi kabilelerinde kendi dillerini ve kendi geleneklerini yaşatabiliyorlar. Tanıştığımız bu adam da bir kabiledenmiş. Kızılderililer çocukları olduğunda dışarı bakıp ilk gördükleri ismi veriyorlar. Mesela çocuk doğduğunda güneş doğuyorsa çocuğun adı “Doğan güneş” oluyor. Bazı örnekler: yanan ateş, küçük köpekbalığı, akan nehir… Bu adam adını geçen sene “karda kayan” olarak değiştirtmiş :D.

Cumartesi günü günün yarısını Breckenridge’de diğer yarısını Keystone’da geçirdik. Keystone snowboard için çok çok güzel. Kar biraz buzlanmıştı ama yine de pistleri çok beğendik. Keystone’un diğer avantajşarı; otopark bedava ve gece kayağı var.

Pazar günü ise Vail’e geçtik. Vail’e BAYILDIM. Birincisi inanılmaz büyük! Dağın önü arkası iki sıra arkası, her yer pist. Hiç sıkılmadan günlerce farklı yerlerde kayabilirsiniz. İkincisi kasaba çok güzel. Vail diğer yerlere göre lüks / pahalı olmasıyla biliniyor (mesela burada otopark 25 dolar). Kasabada güzel oteller, hip restoranlar, barlar ve alışveriş var. Tüm kış sporları mağazalarını -Burton dahil- bulabilirsiniz. Vail’de de yukarıda bir restorana gittik, benim bir kase çin yemeğim 20 dolardı. Fiyatlar biraz yüksek. Ama bir daha Kolorado’ya gelirsem direkt gideceğim yer Vail.

Kolorado’da kaymanın nesi güzel?

  • Civarda birçok kayak merkezi var. Bunlardan bazıları Beaver Creek (dünyanın en iyi dağ oteli seçilmiş Ritz Carlton burada), Steambot, Copper… Bizim gittiğimiz üç yer (Breckenridge, Keystone, Vail) çok çok büyük!

  • Parklar inanılmaz. Freestylecıysanız cennet! Vail’de Burton US Open’ın yapıldığı half pipe’a girebilirsiniz. Diğer tüm yerlerde parklar çok büyük.

  • T-bar yerine chair lift. 5-6 dakikada metrelerce yukarı çıkıp 20 dakika boyunca kesintisiz kayabilmek

  • Kış sezonu çok uzun, Ekim sonundan Nisan sonuna kadar.

  • En güzeli ise senenin 300 günü hava güneşli. Biz de bu 300 günün 3’ünü yakaladık :)

**Nesi kötü? **

  • Yükseklik sizi rahatsız ediyorsa ilaç almak zorundasınız. Mike her gün 2’şer Dramamine aldı. Kaldığımız Frisco bile deniz seviyesinden 2800 metre yükseklikte.

  • Ski-in ski-out otel -yani otelden çıkar çıkmaz piste vardığınız otel- yok. Ben tembel olduğum için çok severim bu tür otelleri. Ama Kolorado’da her sabah park edip eşyaları taşıyıp gondolla dağa çıkmak zorundasınız.

Bu arada 1 Ocak 2014 itibariyle Kolorado’da esrar yasallaştı. Ama Amsterdam gibi bir yer hayal etmeyin. Sokaklarda, dışarıda, halka açık herhangi bir yerde içmek yasak. Eyalet insanların içeceklerse evlerinde içmesini istiyormuş. İki türlü esrar satan yer var; birincisi tıbbi esrar. Buralardan sadece doktor raporu olanlar alabiliyor. Bir de “recreational” yani eğlence için esrar. Bunlar herkese açık. Günlük 30 gram limitle 21 yaşını aşmış herkes ot alabiliyor. Kolorado’da yaşayan bir kaç kişiyle konuştuk, gayet memnunlar bu uygulamadan. 2014 yılında okullarda esrar kullanımının azaldığı, polislerin vakitlerini daha değerli şeylere ayırabildiği, uyuşturucu trafiğinin kesildiği gibi olumlu etkileri olmuş. Ama kayak merkezleri durumdan hiç memnun değil. Zaten dağdaki herhangi bir sakatlıktan korkuyorlarken bir de ot içerek kayanların eklenmesi hiç iyi olmamış – alelade içenleri görmeseniz de kayarken kokuyor-. Bu arada şunu da not etmekte fayda var, kask takmayan kişi sayısı bir elin parmaklarını geçmez.  Herkes kask takıyordu. İsviçre de dahil bu kadar yüksek kask kullanımı görmemiştim. Böyle bir zorunluluk yok ama Schumacher’in etkisi mi acaba diye düşündük.

Kış sporlarından bahsetmişken; Kolorado’dan bir hafta önce cross country skiing denedim. Türkçeye kayaklı koşu olarak çevrilmiş. Yani normalde yürüyüş yaptığın parkuru kayaklarla geçiyorsun. Kayaklara ayakkabıların sadece ucu takılı. Keyifli ama çok yorucu bir spor.

Bir kaç fotoğraf:

Mike, annesi, ben — cross-country skiing

 

Mike — cross-country skiing

 

uçakta vakit böyle geçti

 

breckenridge’e doğru gün ağarırken

 

ben ve kiralık beetle’ımız

 

Mike — Breckenridge

 

Keystone

 

Breckenridge

 

Mike ve ben

 

Vail’de tepeye yürüyen kayakçılar

 

Vail’den Rocky Dağları

 

“Highway” isimli esrar dükkanı

 

See you soon!