İleride bahsedeceğim Janet Lansbury, podcastlerinde ‘respectful parenting’den bahseder ve duyduğumdan beri bu kavram benim çok hoşuma gider. Bu henüz türkçeleştirilmemiş kavramı (birebir çeviri saygılı ebeveynlik), bir arkadaşımın tavsiyesi ile duyarlı ebeveynlik olarak ele almaya karar verdim. Duyarlı ebeveynlik kavramı içerisinde pozitif disiplin, çocukla sağlıklı iletişim, çocuğu birey olarak kabullenme gibi son dönemde sıkça karşılaştığımız ve hepsi birbirinden değerli tüm çocuk yetiştirme felsefelerin olduğunu düşünebiliriz.

Bugünlerdeki her anne baba (daha çok anne) gibi oğlum doğmadan önce ben de birçok kitap okumaya başlamıştım. ‘Mahallenin en mutlu bebeği’, ‘bebeğin ilk yılı’ vs vs. O zamanlar her şey kağıt üstünde çok netti ve ben tabi ki bunları uygulamada hiç sorun yaşamayacaktım vs. Hikayenin gerisini hepimiz biliyoruz sanırım :). 

Annelik ve babalık sanılanın aksine herkes için doğal bir süreç olmuyor. Verdiğimiz sevgi ve bakımdan bahsetmiyorum, bahsettiğim anne ve baba rolüne bürünmek. Bunu da bebeğin ilk 1 senesi sonrası daha fazla idrak etmeye başlıyoruz. İlk 1 sene de daha çok bir ‘survival mode’da gibi oluyoruz çünkü, bebek bakmak nedir, bebek nasıl yaşatılır gibi çok daha temel sorunlarımız oluyor. 1 yaş sonrası ise işin ilişki boyutu karşımıza çıkıyor.  Çocuğumuzun bizden bağımsız ve hatta bazen bizden aşırı alakasız mizaçta bir birey olması gerçeğiyle yüz yüze kalıyoruz. Burada bir çoğumuz deneme yanılma, kendi anne babamızdan gördüklerimizi uygulama gibi yollara giriyoruz. Bunda bir problem yok tabiki. 

Ali’nin büyümesi, özellikle 1,5 yaş itibariyle başlayan terrible two girişi, beni farklı kitaplar okumaya itti ve bu kitapları okurken mucizevi bir şey oldu, ebeveynlikteki üçüncü gözüm açıldı. İlk Alfie Kohn’un ‘Unconditional Parenting’ kitabını okudum (türkçe çevirisi ‘koşulsuz ebeveynlik’). Bu işin özünde bir to-do-list olmadığını, bir kurallar bütünü olmadığını, bu işin bir ilişki kurma yöntemi olduğunu ilk o kitapla anladım. 

Sonrasında bu alanda birçok farklı kitap daha okudum, podcastler dinledim, çok sevdiğim ve tüm kitaplarına ve Instagram paylaşımlarına bayıldığım Pınar Mermer’in eğitimlerine katıldım. Hala her gün okumaya, dinlemeye, öğrenmeye devam ediyorum. Bu işin çok zor oldugunu, emek ve sabır istediğini, ama geri dönüşünün muhteşem oldugunu da bu süreçte fark ettim.  

Duyarlı ebeveynliğin alt başlıklarını şöyle bir düşündüğümde aklıma gelenleri sıralarsam konunun ne olup ne olmadığını biraz daha net anlayabiliriz belki. Bir kere ödülsüz ve cezasız bir yetiştirme tarzı. Çocuğun sevilme, ait olma ve güven ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik yani çocukla sağlam bir ilişki kurma çabası. Çocuğu anlama, çocuğun anlandığını duyması, çocuğun duygularından korkmadan bahsedilebilmesi, her koşulda sevildiğini ve sevileceğini, yaptıklarının (daha doğrusu davranışlarının) sonuçlarının anne-çocuk ya da baba-çocuk iliskisine temelde asla zarar veremeyeceğini bilmesi vb. konular hep duyarlı ebeveynlikle ilişkili kavramlar. 

Günlük hayatımızda karşılaştığımız birçok sorun – ki bunlar yaşanırken anne babalar için en zor an oymuş gibi hissederiz hepimiz- temelde güçlü ve saygılı bir ilişki kurulunca aslında çok daha tahammül edilebilir bir hal alıyor. Zaten asıl derdimiz de bu değil mi? Hepimiz bu kucuk insanları çok seviyor ama bazen onlara gerçek anlamıyla katlanamıyoruz, gıcık oluyoruz. Bizi çok zorluyorlar gibi hissediyoruz, hayatımızı ele geçirdiler gibi hissediyoruz. Ama aslında işin özü onları anlamaktan bile değil, duymaktan geçiyor. 

Bu konuyla ilgili okuduğum tüm kaynakların ortak noktası bu. Çocuğa duyulduğunu hissettirmekle başlar her şey. Çocuk anlaşıldığını bilmek ister. Önce çocuğa bu hissi vermemiz gerekiyor. Bu sadece onların dediğini tekrar etmekle de olabilir, hi hi diyerek dinlediğimizi göstermekle de olabilir, birçok uzmanın bahsettiği gibi çocuğun göz hizasında onu bakışlarımızla dinlediğimizi göstermekle de olabilir. Başta biraz anlamsız ya da tam yerine oturmamış, havada bir konseptten bahsettiğimi düşünebilirsiniz. Ancak özellikle belli örnekler üzerinde uygulamalı gördüğünüzde eminim her şey yerine oturmaya başlayacak.