Bu yazımda bana sıklıkla sorulan soruları bir araya getirdim (kimilerini birleştirdim). Buyurun cevaplar.

Nasıl gidiyor, alıştın mı ?

Evet alıştım. Beni tanıyanlar bilirler, bir yere  giderken çok üzülürüm, orada napıcam derim, kimseyi bırakmak istemem ama gidince hemencecik alışırım. Burada da öyle oldu. Bir de daha önce bir çok kez gelip gittiğim, herkesi tanıdığım için daha kolay oldu.

Mike nasıl mutlu mu? Mike’ın işi nasıl? Ailesiyle olduğu için mutludur tabi di mi?

Evet mutlu :). İşini çok seviyor. Ailesiyle sık sık görüşüyoruz. Londra ve İstanbul’dan sonra Grand Rapids ve sundukları küçük gelse de kısa süreli bir dönem olduğu için mutlu.

Mike’ın ailesi sana iyi davranıyor mu?

Evet :)

Mike’ın arkadaşı yok mu? Kimlerle görüşüyorsunuz?

Mike’ın en yakın arkadaşı başka bir eyalette yaşıyor. Bu ayın sonunda görüşeceğiz. Onun haricinde genellikle Michelle, Ryan ve Nick ile çok sık görüşüyoruz (Michelle Mike’ın ikizi, Ryan onun kocası, Nick Mike’ın erkek kardeşi). Genellikle herkesin bebeği olduğu için (evet günümüz ABDsi babyboomers adeta) limitli buluşmalar görüşmeler oluyor.

Sen neler yapıyorsun Mike işteyken? Normal bir günün nasıl geçiyor?

Mike’ın iş yeri bizim eve çok yakın. Sabahları 7:55 gibi evden çıkıp Mike’ı işe bırakıyorum. Eve döndüğümde saat 8:05 oluyor. Haftanın en az 3 günü pilatese gitmeye çalışıyorum. Genelde derslerim sabah 9:30da oluyor. Gittiğim yer evden 20 dakika uzaklıkta. Dolayısıyla eve gelip kahvaltı edip çıkıyorum. Eski iş yerim bir proje gönderdiğinde genellikle gün boyu rapor yazıyorum. Onun haricinde Fransızcamı geri kazanmaya çalışıyorum, kitap dergi okuyorum, dünyanın en boş TV şovlarını izliyorum (ör: the biggest loser, 90 day fiancé…).  Yoganın rahatlama, pozitiflik gibi yönlerini sevmesem de esneklik kazanmak için her gün 15 dakika yoga yapıyorum (bkz: https://www.youtube.com/playlist?list=PLcjgXQkHWH453km2BpJqYHzmkUkkjH5IB) . EdXten derslerim var onlara devam ediyorum. Mike saat 5’te işten çıkıyor, gidip onu alıyorum. Türkiye’ye kıyasla çalışma saatlerinin kısa olması ve işin eve yakın olması günün o kadar da uzun olmaması demek, yapacak bir çok şey buluyorum. Arada bir markete gidip yemek yapmak için bir şeyler alıyorum, alışverişe gidiyorum…

** **Sıkılmadın mı?

Ara ara ne yapsam acaba dediğim günler olsa da genel olarak sıkılmadığımı söyleyebilirim. Özellikle yoğun çalışma saatlerinden sonra kendine ayıracak bir sürü vaktinin olması gayet güzel.** **

Yemek yapıyor musun?

** **Eh. Hala sevmiyorum yemek yapmayı. Ama bazen yapıyorum. Bazen.

** **Orada başka Türkler var mı?

Elbet vardır ama ben henüz hiç görmedim. Zeytin diye bir Türk restoranı var, henüz gitmedim. Burada Amerikalılar haricinde genelde Hintliler ve Asyalılar var.

Senin gittiğin yer tam olarak neresiydi? New York’a yakın mı orası?

ABD eyaletlere ayrılıyor ve bizim bulunduğumuz eyalet Michigan. Göller bölgesi diye bir yer duyduysanız işte orası. Kuzeyinde ve batısında Kanada, solunda Şikago’nun içinde bulunduğu İllinois eyaleti, onun üzerinde Wisconsin eyaleti, güney doğusunda Ohio eyaleti var. Harita için: https://www.google.com/maps/place/Michigan/@47.437513,-92.051791,5z/data=!4m2!3m1!1s0x4d4caa3dc7ca0411:0x97dd48597a62c9b3 Biz Michigan eyaletinde Grand Rapids şehrindeyiz. Harita için: https://www.google.com/maps/place/Grand+Rapids,+MI/@42.9563584,-85.660089,7z/data=!4m2!3m1!1s0x88185460bb502815:0xa593aacb1bd3a8d0

New York’a uçakla 2 saat, arabayla 14 saat. En yakındaki büyük şehir ise Şikago.

Ne zaman geleceksin?

Green card’a bağlı. Muhtemelen Ocak ayında geleceğiz. Mike Green Card görüşmesinden sonra dönecek ben pasaportum geri gelene kadar İstanbul’da olacağım.

Hava nasıl?

Soğuk. Ama Mike’ın deyimiyle ‘çok taze’.