7 Ağustos’ta eğitimimin bitmesi ve bir sonraki iş günümün 12 Ağustos olması şerefine Mike’la bu kısa tatil günlerini değerlendirelim dedik ve Vegas’ı seçtik! Vegas ikimizin de görmek istediği ama 2 günden fazla kalmamıza gerek olmadığını düşündüğümüz yerlerden biriydi (bizim için çoğu şehir için ideal zaman max 2 gün).

8 Ağustos sabahı yola çıktık. Mike’ın annesin stanby biletlerinden yararlanmak için biraz uzattık yolu (Grand Rapids – Chicago – San Francisco- Las Vegas). Saat farkının avantajıyla öğleden sonra 3 gibi oteldeydik. Otelimiz Las Vegas’ın sembollerinden biri olan MGM Grand’dı. Gün gün yazmaktansa genel Las Vegas izlenimlerimi paylaşmak istiyorum:

Las Vegas küçücük bir şehir. Çölün ortasında yoktan var edilmiş tam bir yapaylık merkezi.  Hava inanılmaz sıcak (40 dereceler). Gündüzleri dışarı çıkmak imkansız. Bu yüzden gündüzleri ya uyuyorsunuz ya kumar oynuyorsunuz ya da havuza gidiyorsunuz. Aşağıdaki fotoğrafların hep gece çekilmiş olmasını da böylece açıklamış oldum.

mgm grand

 

mike ny

 

ezgi ny

paris

vegas streets 1

 

vegas streets

 

Otellerin hepsi devasa, her birinin kendi casinosu var. Otellerin içinde bir çok restoran seçeneği, en az 2 starbucks, bir sürü mağaza, bir sürü cafe var. MGM Grand’ın içerisinde Emerils, Hakkasan, L’Aterlier de Joël Robuchon gibi ünlü yerlerin yanı sıra bir çok farklı restoran var. Biz Michelin yıldızlı şefi olan (Tong Chee Hwee) Hakkasan’a gittik. Çok çok güzeldi. Hele “Pipa Duck”… Yolunuz düşerse mutlaka deneyin.

Emerils

great meal at hakkasan

 

Onun yanı sıra otellerde havuz ve eğlence de mevcut. Benim için Vegas; gündüzleri “Lazy River”da tembellik ederek, akşamları güzel yemekler yiyip üstüne sabaha kadar 21 oynamak demek. Son akşam Mike beni zorla kaldırdı masadan. Tatilin sonunda artıdaydık :). Çılgın havuz partilerini ise bu seferlik es geçtik.

lazy river

ezgi sun

 

doubled in bellagio

 

Hepsi birbirinden farklı bir temaya sahip. En güzel otel bence Bellagio, bir daha gitsem Bellagio’da kalırım. Hem otelin içi hem kumarhanesi çok çok güzel.

bellagio outside

bellagiointerior1

bellagiointerior2

bellagiointerior3

 

En değişik casino ise bence Paris. İçerisi gerçekten güzel. Bizim oynadığımız masanın arkasında dansçı vardı, aşağıda bir internet sitesinden fotoğraf var (ikinci).  Ama en büyük problemi sigara dumanı! Diğer casinoların havalandırma sistemi çok daha iyi. Las Vegas’ta her yerde sigara içebiliyorsunuz. Bu arada kumar masasındakiler için tüm içkiler bedava. Ama masa raconuna göre kumar chiplerinizle bahşiş vermeyi unutmayın. [

](/media/2015/09/ezgi-sun.png) [

](/media/2015/09/lazy-river.png) paris interior [

](/media/2015/09/great-meal-at-hakkasan.jpg) paris_party_pit

 

Tam bir Sincity. Sokaklarda ot kokuları, her yerde alkol, her yerde parti, her yerde kızlar. Ama kesinlikle tehlikeli falan değil. Bir sürü aile ve bir sürü “partileyen” insan bir arada. Otellerde akşamdan kalmalar için iğne servisi dahi mevcut.  Gece ve gündüz iç içe, sabah 6’da dahi otelin lobisi, kumarhanesi dopdolu. Hep müzik var, müthiş bir enerji.

girls of sin city

 

Neyse işte. Çok fotoğraf çekmedik bu tatilde ama gerek de yok zaten. Las Vegas’ı herkes biliyor!

10 Ağustos sabahı Grand Rapids’e doğru yola çıktık ama kumardaki şansımız uçaklarda tutmadı ve eve gelmemiz 11 Ağustos sabahını buldu :(. Gece Chicago havaalanında uyumak zorunda kaldık.

Sonuç olarak; çok sevdik Vegas’ı. bir daha gitmek istiyoruz ama bu sefer uçak biletlerini önceden satın alarak! Umarım bir sonraki gidişimiz kalabalık bir arkadaş grubuyla, “Hangover shot” yaptırmak zorunda kalacağımız bir Vegas tatili olur! Bir de bol 21 ve bol para tabi ki!

ezgi money