Kokular bizi bazı anlara götürür ve evet bunu hepimiz biliyoruz. Hepimiz keşke kokuyu hapsedebilsek diyoruz vs vs. Bence kokuyu hapsetmenin tek bi yolu var; o da parfüm. Sadece parfüme dayalı olmayan koku haznemiz başka anlara da götürüyor bizi tabi. Annem hiç koku alamaz, ama nasıl olduysa ben ve Elif odanın en ucundaki kokuyu bile algılıyoruz. Bu da bana geçmişi hatırlamada çok yardımcı oluyor. Neyse.

Benim parfümlerim çok değişmez, değişmedi. 25 yılda belki en fazla 5 kez değişmiştir. Bu da bana hayatımdaki periyodlara geri dönme şansı veriyor.

İlkokulda hepimizin Spice Girls parfümü kullandığını varsayarak ortaokuldan başlıyorum. Davidoff Cool Water beni hop diye ortaokula geri götürür, sonra lisede Armani She. Üniversite başında Dolce&Gabanna Light Blue, sonra 3. sınıfta Almanya’da tanıştığın Chanel Chance. Ve en son Londra’dan aldığım  ve İstanbul’a dönünce kendisini bırakıp Chanel Chance’a döndüğüm Miss Dior.

Şimdi Miss Dior’u sadece Londra’ya gitmek için sıkıyorum. Yani şöyle evdeyken sıkınca bi anda Londra’ya, Queensborough Teraace’daki küçücük odacığa, Mike’la yaşadığımız ilk “ev”e dönüyorum.

Bakalım ileride nerelere kimlere geri götürecek kokular beni