Merhaba herkese!

Inanilmaz guzel bir hafta gecirdim cok heyecanliyim sizinle paylasicam diye ama cok uzun, nerden baslasam bilemiyorum.

En son mailimde gonullu olarak calisacagimiz yerden bizi almaya geleceklerini yazmistim. Geldiler. 7 Mayis ogleninde Kathmandu’nun Kalanki adli bolgesindeki hostele gittik. Daha once de soyledigim gibi normalde burada 1 hafta oryantasyon ve dil egitimi olacakti. Amma velakin bu oryantasyon biraz sacma bisey cikti. Sabahlari 9-12 arasi dil dersi o kadar. Ve gercekten pis bir hostelde bir suru insanla kaliyorsun vs. Bir de ustune para oduyorsun. Bu sebeple biz o haftayi iptal etmeye karar verdik ve onun yerine 10 Mayis sabahi 1 haftalik gonullu isimize baslamaya karar verdik.

Bu arada sectigimiz gonullu is Kathmandu’ya 165 km uzakliktaki Chitwan Milli Parki’nin yakinlarinda kucucuk bir koyde fidanlikta calismakti. Persembe sabahi 7’de otobuse bindik. Burda otobusler yerel ve turistik diye ikiye ayriliyor ve turistikler bile guzel degil, yerelleri siz dusunun. Insanlar minibuslerin tepelerinde gidiyolar saatlerce yollari. Bu arada yollar ve araclar o kadar kotu ki 165 km dedigime bakmayin yol tam 6 saat surdu. Sansimiza bakin ki o persembe gunu Nepal genelinde cok buyuk bir grev basladi ve ogrendik ki bizim koyun yollari kapali. Bizi Chitwan Milli Parki’nin hemen yanindaki turistik koy Sauraha’ya goturduler. Orda bizi biri karsiladi ve otelimsi bi yere goturdu. Anladik ki grev yuzunden bir gece burada kalip ertesi gun yola cikacakmisiz vs vs. Bu arada hava ne kadar sicak anlatamam, hep 40 derecenin ustunde. Biraz yuruyelim bakalim etrafta neler var dedik ve nehir kenarinda komik bir bar bulduk. Orda bira iciyorduk, Mike bi hikaye anlatiyodu bi anda Mike’in arkasinda bir fil belirdi! O kadar heyecanlandim ki, dusunsenize bi barda oturuyorsunuz ve yaninizdan fil geciyor. Sonra bir suru fil gecti, oyle sokaklarda yuruyolar, cok ama cok tatlilar :). O gun otelimsi yerin bahcesinde kagit oynarken 3 adet ingilizle tanistik ki bunlar mailin ilerleyen kisimlarinda tekrardan hikayeye dahil olacaklar. Hamish, Laura ve Beth. Ucu de birbirinden bagimsiz gelmisler Ingiltere’den aldiklari turla ve turda tanismislar. Ingiltere’de liseden sonra ‘gap year’ denilen bir sistem var. Ogrenciler 1 sene okula ara veriyorlar sehayat etmek icin. Ucu de bu sebeple 5 haftaligina Nepal’e gelmisler. 19 yasindalar. Neyse iste onlarla tanistik konustuk ettik ve anladik ki onlar da o kucucuk koyde fidanlikta calismak uzere gelmisler. 2 hafta Kathamdnu (1 haftasi dil kursu), 1 hafta gonullu is, 10 gun de Everest’in ilk kampina yuruyus yapmaya gelmisler.

Ertesi gun (11 Mayis Cuma) oldu ve biz toplandik gidicez diye. Dediler ki grev daha da buyumus o gun de kalmaliymisiz orda. Iyi peki dedik ve nehire dogru yuruduk. Orda her gun saat 11 de filleri yikiyorlarmis biz de gittik yikadik. Ya o kadar guzel ki filler nasil anlatacagimi bilemiyorum. Surekli ustune su fiskirtiyolar ve bildigin oynuyolar seninle. Sonra suya yatiyolar onlari yikiyosun. Bazen ters donuyorlar suda, cocuk gibiler. Bir de en guzeli filin iki kulagini ayni anda tutup ayagini burnuna koyunca seni tasiyarak ustune oturtuyor :).

Ordan dedik ki madem bigun daha burdayiz parka gidelim. Jeep safari turuna katildik (4 saat). O kadar garip bir tur ki 4 saat boyunca jeepimsi bi seyin ustunde parkta geziyosunuz. Belki 5-6 defa bir hayvan gorup 20 sn.lik duruyosunuz. Ama onun haricinde kimse konusamiyor -cok gurultulu- ve surekli ormanlarin icinde arabayla geziyosunuz. Yemin ederim size dusunmedigim sey kalmadi hayatla ilgili. Meger aynisi Mike’a da olmus. Boyle bir ic dunya yolculugu gibiydi ahahah. Yolda gergedan, yaban domuzu, tavus kusu, ceylanlar, sloth bear diye bir ayi (yuzu koala vucudu ayi seklinde cok tatli) ve timsahlar gorduk. Kaplanlar da varmis ama cok ender gorebiliyormussunuz. Bu arada parkin guzel yani su ki tum bu hayvanlar dogal ortamlarinda yasiyolar, hayvanat bahcesi gibi degil yani.

Jeep safariden otelimsi yere donduk yemek yemek icin, o sirada bize hadi toparlanin sizi almaya geliyor birisi dediler. Grevden kurtulmak icin aksam 8.30da minik bir taksi icinde gonullu is koordinatoru Lila diye bir adamla gizli gizli tarlalarin icinden gecerek kucucuk koyumuz Shantichowk’a (Santicok) vardik. Gittigimizde saat 10’a yaklasiyordu. Sokaklar kapkaranlikti cunku Nepal’le ilgili soylemeyi unuttugum birsey var. Baskent Kathmandu dahil ulkenin her yerinde elektrik kaynaklari yetersiz oldugu icin gunun belli saatlerinde elektrik veriliyor. Genelde gunun 8-10 saati elektriksiz geciyor. Iste biz de o 8-10 saatlik dilimde vardik beraber kalacagimiz ailenin evine. Bizi Bhairab ve karisi Indira karsiladi. Hem elektrik yoktu hem de yorgunduk. Merhabalasip hal hatir sorup uyuduk. Uyuduk dedigime bakmayin o kadar sicak ki ve o kadar cok sivri sinek var ki uyumak pek mumkun olmadi (ama ondan sonraki gecelerde elektrik oldugunda odadaki eski vantilatoru calistirdik o biraz rahatlatti bizi). Sabah 6.20de kalktik cunku fidanliktaki isimiz 7de basliyordu. Indira bize krep yapmisti, onu yedik ve Bhairab’la birlikte fidanliga gittik. A bi de cay yapti ama Nepal’de cay hep sutle ve sekerle yapiliyor, bir tencerenin icinde cay, seker, sut karistiriliyor ordan bardagina aliyorsun.

Calistigimiz fidanlik 15 sene once acilmis RCDP adli organizasyon tarafindan (biz de RCDP araciligiyla geldik). Bahce oturtulunca yanina yetimhane ve okul acmis RCDP. Bhairab’in evinden 10 dakikalik yurume mesafesinde fidanlik-yetimhane-okul. Bhairab fidanligin 2 bahcivanindan biri ve 11 yildir bu isi yapiyormus. Fidanlik cok guzel. Bir suru bahcesi var icinde ve bir suru sebze-meyve yetisiyor. Burdan gelen urunlerin hepsi yetimhaneye veriliyor. Biz de hemen o gun (Cumartesi, 12 Mayis) calismaya basladik. Calisma saatleri 7-10 ve ogleden sonra 3-6. 10’la 3 arasi cok sicak oldugu icin kimse calismiyor. Ilk gun saat 10da cikip eve geldik ve ogle yemegi (dal-bhat) hazirdi. Normalde Nepalliler gunde sadece 2 ogun yiyorlar; biri 10.30da digeri aksam 8’de. Bundan sonraki gunlerde biz de oyle yaptik, hic kahvalti etmedik sadece cay ictik. Dal-bhat nepalin geleneksel yemegi. Pilav ve mercimek corbasindan olusuyor ama bunlarin yanina da evde ne varsa o sebze yapiliyor. Bu arada mercimek corbasi yesil mercimekten yapiliyor. Bir de tursu dedikleri bir sey daha koyuyorlar yemege bu da genelde domaes sosu ya da susamdan yapilmis baharatli birsey oluyor. O gun yemekte ailenin diger bireyleriyle de tanistik. Bhairab ve Indira’nin 3 cocucgu var: Bikash (22, erkek), Binu (20, kiz), Bibek (18, erkek). Yemekten sonra yanimizda onlar icin getirdigimiz 2 Michigan tisortunu ve 2 cikolotayi verdik, cok sevindiler. Bikash ve Bibek biz donene kadar hemen hemen hergun tisortleri giydiler.

Ogleden sonra yine fidanliga gittik. Ogleden sonra daha kolaydi cunku sabahlari cok daha sicak oluyor. 6da eve geldik ve dus aldik. Tuvalet ve dus disarda. Dus dedigim tastan bir oda, hortumu bagliyosun (sadece elektrik oldugu zaman) su geliyor dus aliyorsun. Ama soguk dus butun gun bahcede calistiktan sonra cok iyi geliyor. Bahcede surekli toprakla hasir nesir olup cok pisleniyosunuz ve inanilmaz sicak cok terliyorsunuz. Dolayisiyla bu soguk dus gercekten cennet gibi bisey. Aksam da dal-bhat yedik ve ailemizin fotograflarini gosterdik onlara. Sonra uyuduk (biz uyurken GS sampiyon oldu :) ). Bu arada normalde Nepal’de cumartesi gunleri ulusal tatil ama biz yine de calistik zaten az kalicaz diye.

13 Mayis Pazar sabahi Bhairab’in kendi buyuttugu kahve cekirdeklerinden hazirladigi kahvelerle uyandirildik, cok guzeldi. Fidanliga gittik ve bir baktik ki 3 ingiliz gelmisler. Toplamda 6 gonullu – 2 bahcivandik. Gonulluler sunlar: Mike, Ezgi, Hamish, Laura, Beth ve Anna. Anna’yi biraz anlatmak istiyorum cunku bence ilginc bir hikayesi var. Anna Hollanda’li ve 60 yasinda. Hollanda’da ailesi var. Esini hic sormadik ama cocuklari oldugunu biliyoruz. Cocuklari ve arkadaslari onu cok ozluyormus ama o burada cok mutlu oldugunu soyluyor. 2 aydir burda. Haftaya 1 ayligina Hollanda’ya geri doncek sonra temmuzda yine gelcekmis. ‘Hollanda’da arkadaslarimla beyaz sarap icerek, gulerek, eglenerek gunlerimi gecirebilirim ama burda huzur buluyorum’ dedi. Ama gercekten ozellikle bahcede calismak ve dunyanin kucucuk bir koyunde olmak insana huzur veriyor.

Hep beraber sebze bitkilerinin etrafini sarmis yabani otlari temizledik. Boyle soyleyince basit birsey gibi geliyor ama inanilmaz fiziksel guc istiyor. Bir de surekli orumcekelr ve karincalar isiriyor, Her yerimiz kirmizi noktalarla dolu. 10’da sabah shiftimiz bitince eve gittik yine dal-bhat yedik. Her gun ayni sey olmasina ragmen sebzeleri degistiriyorlar, o yuzden hic sikilmadik dal-bhat’dan. Ogle molamizda en yakin yerlesim yeri olan Rampur Bazaar’a yuruduk -35 dk yuruyus. Ama nasil yuruyus.. 45 derece sicak, hic golge yok. Korkunc yani. Rampur’da pek birsey yok ama en azindan bizim koy Shantichowk’dan farkli olarak 1 adet internet kafesi var. 5 saatlik ogle molasini gecirmek icin cok fena bir fikir degil yani. Ordan direk fidanliga gittik saat 3’te. Fidanliga giderken cok ama cok yasli bir adam yanasti bize ve birseyler soylemeye basladi, anlamadik orda oglu vardi ona sorduk. Beni Amerika’ya goturun diyormus. Tamam dedik. Sonra Mike’in gunes gozluklerini aldi, takti ve yurumeye basladi. Cok komikti. Oglu zor alabildi gozlukleri megerse adam sarhos olmus gunesin altinda bira icince ahahah.

Bu arada bir onceki gun yetimhaneden 16 yasinda bir kizla tanismistik, adi Gosilla. Gosilla geldi, onunla sebze topladim ve biraz konustuk. Babasi, annesi ona hamileyken olmus ve 8 yasindan beri yetimhanede yasiyormus, annesi tek basina bakamamis ona. Cok akilli bi kiz, cok kitap okuyor. Sadece festivallerde annesini ziyaret ediyormus ama onun haricinde mutlu. Yetimhanede kalan cocuklar gercekten iyi egitim aliyorlar cunku hep gonulluler geliyor ogretmeye. Biz bahcede calisirken yetimhanedeki cocuklar bazen gelip yanimizda oturuyorlar. Bir tane deli olan var surekli bicakla geziyor. Biz Mike’la cok korkuyoruz cocuktan. Hep konusuyoruz ama cocuk boyle bakislari falan bi garip, oldurcek gibi.

Neyse 6da eve donduk, Indira pamukla birseyler yapiyordu. Pamuktan boyle uzun bir ip yapip onu katlayip mum yapiyor (yani mumum yanan kismini). Cunku gunde 2 kez tanrilara dua ederken 2 mum yakiyor. Dinleri Hindu. Gunde yedigimiz 2 yemekte once bir tabaga azcik pilav koyuro Indira. O tanrilarin yemegiymis. Ve yemeklerden once tutsu ve mum yakarak onlara dua ediyor sonra da bir cani / zili var onu caliyor. Ilk 2 seferde biz bunu yemege cagri olarak algilayarak mutfaga gittik Mike’la ama iki seferde 45 dk bekleyince anladik ki dua amacliymis ahahaha. Yemekten once dus aldik ama elektrik yoktu o yuzden kovaya su doldurarak dus odasina gittik ama yine soguk su cok guzel geldi. Yemekte aileyle cok konustuk. Bu arada yerde oturarak ve elleriyle yemek yiyorlar. Daha dohrusu dal-bhat’yi elleriyle yiyorlar. 2 kez noodle vardi onu catalla yiyorlar. Ama en lezzetli pilav elle yenenmis oyle diyorlar. Buyuk erkek cocuk Bikash fizik okuyor ama daha sonra ABD’de okumak istiyormus. Mumkun degil diyor ama deneyecekmis. Bhairab’da ailesi, olen kardesleriyle ilgili hikayeler anlatti. Ailede herkes ingilizce biliyor ama Indira’nin ki cok az. Yine de surekli konusmaya calisiyor. He bir de yedikleri hersey kendi urettikleri seyler. Hicbir seye parar vermiyolar. Gunde 3 kg (!) pilav tuketiyorlarmis, alamayiz paramiz yetmez diyorlar. Pilavlarini da kendileri uretiyorlar.

14 Mayis Pazartesi kalktik, kahvemizi ictik ve fidanliga dogru yurumeye basladik. Yolda Bhairab bize dolu yuzunden gecen sene insanlarin oldugunu anlatti. O kadar buyuk buz parcalari dusuyormus ki insanar oluyormus! Bir de bi kere 2 tane gergedan parktan kacarak onlarin koyune gelmisler. Bu arada gergedana yaklasamiyorsunuz cunku cok guclu ve oldurebilir (boynuzuyla). Onlari geri gorutmek icin 7 tane fil getiriyorlar ve filler onlarin etrafini sararak onlari yurutuyorlar. Her neyse boyle kucuk hikayeler iste :). Bugun bahce cok zor gecti, cok yorulduk cunku cok genis alanlari temizledik. Aksam yemeginde dal-bhat’dan sikilmayalaim diye pilav yerine tortilla ekmeyi yaptilar. Onun yaninda sebze corbasi ve esrar tohumundan yapilma bi sos. Indira 3 cocugunu da evde dogurmus onu konustuk. Ve sadece ilkinde (Bikash) yaninda biri varmis. Diger ikisi kendi hop diye doguruvermis.

15 Mayis Sali gunu yine sabah bahceye gittik. Ogle yemegine geldik ve pilav, mercimek corbasi, patates yemegi, aci birsey (sicak icin iyiymis) ve yogurt yedik. Bahcede calisirken surekli yemeklerden bahsediyoruz, surekli gozumuzun onunden hamburgerler ve pizzalar geciyor ama eve donup yine pilav ve mercimek corbasina talim oluyoruz :). 10-3 arasinda aileyle sohbet ettik. Hayatlarinda hic peynir gormemis, ne biliyim oyun oynamamis (toplu oyunlar) insanlar ve o yuzden cok zevkli oluyor konusmak. Iki tarafta cok sey ogreniyor birbirinden. Yine Bhairab bize gecmisinden bir hikaye anlatti. Evlenmeden once bir donem abisiyle kaliyormus ve onlarin evinden bir gece de 7 tane kobra yilani cikmis ve hepsini Bhairab oldurmak zorunda kalmis. Ertesi gun hemen kacmis ordan ve o gunden 1 yil sonra bir kobra evin kucuk kizini oldurmus. Aile ancak o zaman tasinmaya karar vermis. Ogleden sonra sohbetimiz esnasinda Indira bize noodle yapti cok da guzeldi. Bugun ingiliz gonulluler (Hamish, Beth ve Laura) gittiler, bahcede sadece ben, Mike ve Anna kaldik, biraz sessiz kaldi bahce. 6da eve donerken kosedeki bakkalda (ayni zamanda bar cunku birasi var) oturan 3 gonullu gorduk. Avusturalya’dan bir kiz (20li yaslarinda) ve Fransa’dan bir cift. Cift cok tatli, adam fransiz, kadin ingiliz. Yillardir Paris’te yasiyorlar. En az 60 yaslarindalar ve 2 aydir buradalar. Yetimhanede ogretmenlik yapiyorlar (gonullu). Biz de birer bira ictik. Bu arada burda biralar 1 litre ve sadece 4 tl. He bir de her gun en az 8-10 sise (1.5 lt lik) su aliyoruz bakkaldan. Nepal’de hayat cok ucuz. Su 25 kurus.

Carsamba gunu (16 Mayis) uyandik, fidanliga gittik. 3 tane daha gonullu gelmisti, sevindik cunku bahcede yapicak cok is var. Oglen aileyle hep beraber yemek yedik ve sonra Mike’la ben Rampur’a gittik. Aile bizden yogurt istemisti onu da aldik donduk. Evde aileyle ‘kaplan ve keci’ isimli satranc gibi bir oyun oynadik. Keyifliydi. Bu arada size evi de anlatayim. Tek katli. Giris salon gibi kullaniliyor ve iki kapi var bi onde bi arkada. O yuzden oglenleri az da olsa esiyor burasi, biz de hep aileyle burda oturuyoruz. Girisin sagindaki ilk oda Indira ve Bhairab’in. Televizyon olan tek oda bu, o yuzden elektrik oldugu zamanlarda butun aile bu odada oturuyor. O odanin yaninda Binu’nun odasi var. Girisin solunda bizim kaldigimiz misafir odasi var. Bu odanin duvarlarinda farkli ulkelerin bayraklari haritalar vs var. 11 senedir evlerine gonulluler geldigi icin bu oda gonullu odasi olmus. Ama yataklarin korkunclugunu size anlatamam. Bildiginiz dumduz bir tahtanin uzerinde uyuyorsunuz. Sabah her yerimiz agrarak uyandik hep. Neyse bizim yan odamiz erkekerin odasi (Bikash ve Bibek). Arka kapidan cikinca bi 10 adim sonra bir odacik var o da mutfak. Onun da arkasinda tuvalet (alaturka) ve dus. Mutfagin hemen yaninda pompa var ordan su geliyor.

Ogleden sonra yine bahceye gittik. Donerken bahceden bi sebze getirdik (yetimhanenin ihtiyaci yokmus) cok ilginc agacta yetisen bir sebzeydi, tadi da ayni ayvaya benziyordu. Bence o bir meyveydi ama onlar yine de onu pisirerek yiyorlar. Yemekten sonra Binu ve Bibek bizim odamiza geldiler ve bana Nepal bilezigi olan ‘Chura’dan hediye ettiler. Cok sevindim. Sonra hep beraber televizyon izledik. Hint kanallari izliyorlar, inanilmaz komik diziler var. Tabi ki biz anlamiyoruz ama bizim dizilerin daha bi duragan daha bi sacmasini dusunun ama baya sacmasini dusunun. Onlar bayilarak izlediler ama biz gulmemek icin zor tuttuk kendimizi. Bikash reklam aralarinda kriket maci aciyor hep. Bu hafta Hindistan kriket premier ligi varmis da onlari izledik. Kriket cok garip bi spor ben pek bisey anlayamadim. Sonra elektrik gitti ve uyuduk.

17 Mayis Persembe gunu son sabahimiza uyandik. Bahceye gittik, donduk, dal-bhat yedik. Bugun Indira degil Binu yapmisti yemegi. Pilav, mercimek corbasi, patates yemegi, cok aci bir sebze, ve omlet vardi. Cok lezzetliydi. Sonra salon dedigim girise oturduk ve gelenekler, dinler hakkinda konustuk. Bir de duvarda takvim vardi ona baktik. Nepal yeni yili 14 Nisan’da basliyor. 12 aylari var ama isimleri farkli. Bazi aylar 28 bazilari 32 gun cekiyor. Bir de alfabelerinin yani sira rakamlari da bizim kullandigimizdan degisik, mesela onlar 9 yazinca o 1 demek. Bizi 5’te taksi gelcekti almaya. O saate kadar fotograf albumlerine baktik. Sonra bana alnin ortasina yapistirilan kirmizi noktadan hediye ettiler. Bir anlami yok tamamen kulturel. Mike’a da geleneksek Nepal sapkasindan almislar ama Mike’in koca kafasina olmadi. Bir de taksi gelince Indira alnimizi kirmizi tozla isaretleyip ‘iyi sanslar’ diledi ve bize birer kirmizi karanfil verdi – o da sans icinmis. Bizi cok sevdiklerini cunku cok mutlu insanlar oldugumuzu soylediler. Cok uzulduk onlardan ayrilirken. Sanirim yasadigim en ‘gercek’ gezi deneyimiydi.

Grev 2 hafta daha devam edecek. Ama sadece sabah 5 aksam 5 arasi. O yuzden aksam 6’da yerel otobusle (turist otobusleri calismiyor grev yuzunden), oldukca rahatsiz bir sekilde 5 saatte Kathmandu’ya geri geldik. Son 1 haftadir 6’da uyandigimiz icin alismis vucutlarimiz bugun de bizi 6’da kaldirdi ve ben size bu maili yazmaya karar verdim. Aslinda paylasmak istedigim cok sey vardi. Eminim her gun yazsaydim hergun bu kadar uzun emailler yazabilirdim ama sikilmayin diye kisalttim. Soyledigim gibi simdiye kadar yasadigim en guzel ve degisik tecrubelerden biriydi cok fakir ama cok mutlu Nepal’li aileyle kalmak.

Simdi 29 Mayis’a kadar Kathamndu etrafindayiz. Iki tane sehire gidicez 2ser gunluk, bir de bi yerden Everest’i gormek istiyoruz. Ve meditasyon ogrenmek istiyoruz az da olsa (ben asla konsantre olamiyorum). 29’unda Hong Kong’a ucucaz.

Nepal’den haberler simdilik bu kadar.

Cok opuyorum!

Ez.

Fotoğraflar

20

21

22

23

24

25

26

27

28

29

30

31

32

33

34

35

36

37

38

39

40

41

42

43

44

45

46

47

48

49

50

51

52

53

54

55

56

57

58

59

60

61

62

63