Nepal’in son mailinden herkese merhaba!
En son Chitwan deneyimlerimizi yazmistim. Son bir haftayi Katmandu ve civarinda gecirdik. Simdi de ondan bahsedeyim.
Pashupatinath:
Oncelikle bir gun Pashupatinath adli krematoryuma gittik. Burasi Hindu Nepalliler icin kutsal bir yer. Buyuk bir alan dusunun, icinden nehir geciyor ve nehrin etrafinda bir suru tapinak var. Ama en buyuk tapinaga -Hindular icin en kutsal olani- Hindu olmayanlar giremiyor. Bu bolgenin asil ozelligi her gun 50-60 kisi buraya getirilerek yakiliyor ve bunu izleyebiliyorsunuz. Bunu izlemis olanlar genelde ‘cok kotu kokuyor’ ya da ‘cok kotu bir enerjisi var’ diye bahsettiler hep ama ben cok merak ediyordum. Ve bana hic negatif enerji vermedi! ölüler getiriliyor, 1 saat formalite (imzalar) ve hazirlik. 8 tane falan platform var, bunlarin uzerine tahtalar, sonra ölü beden, ölünün uzerine yine tahtalar koyuluyor ve ölü yakiliyor. Tum tahtalarin ve bedenin yanmasi 3-4 saat suruyor. Bu 3-4 saatin sonunda kalan kuller nehre dokuluyor.Yanan odun ve saman haricinde kotu bir koku yoktu. Bizi orda gezdiren adamin soyledigine gore, bazen ölüler 3-4 gun bekliyormus (buraya getirilmek icin) ve ozellikle acik yaralari varsa iste o zaman cok kotu bir koku olusuyormus. Sanirim biz sansliyiz buna denk gelmedik. Bir de eger olen kisi anneniz ya da babaniz ise, ailenin erkeklei beyaz bir kiyafet giyiyor ve orda saclarini kazitiyorlar. Bence ilginc olan, etrafta hic aglayan yoktu. Ben bunu inanclari geregi yeniden dogmaya inanmalarina bagladim. Her hindu burada yakilabiliyor, sadece kral ve ailesi icin ozel bir bolum var. Nehrin kenarinda kayalar var, buralarin icine odalar oyulmus. Insanlar buralara gelip meditasyon yapiyorlar. Tahmin edersiniz ki nehir inanilmaz pis. Zaten Ganj’a baglaniyormus (Anne Ganj’a girdigine bir kez daha inanamadim). Nehrin kenarinda inekler var, kutsal inekler. Bir de cocuklar yuzuyorlar bu suda. Dusunun ki hem hayvanlar ve onlarin pislikleri, hem ölülerin kulleri, hem Katmandu’nun cöpleri bu nehirde. Cok cok pisti. Tam nehrin yaninda bir de yaslilar bakimevi var, buarda ölümü bekliyormus yaslilar. Mike hoslanmadi Pahupatinath’ta olmaktan, kotu hissetti ama nedense bana huzur verdi birazcik. Topragin altina girmektense en azindan aciklik bir yerde yakilmak daha iyi gozuktugunden olabilir.
Boudha Stupa:
Pashupatinath’tan 30 dakika yuruduk ve bir Hindu dini merkezinden bir Budist merkezine gelmis olduk. Pashupatinath’in aksine burasi tertemiz! Nedense Hindu tapinaklarinin ve Hindularin oldugu yerler genelde cok pis. Hindistan’in da bu sebeple pis oldugunu dusunuyorum. Budistlerin oldugu yerler ise cok temiz. Yani Hinduizm’de temizlige pek yer yok. Hep bir pis koku, hep pis sokaklar. Ve tanrilara hep yiyecek ve hayvan adadiklarindan bunlar da pis kokuyor, iyyy. Neyse Boudha Stupa’ya donersek, burasi Nepal’deki Budistler icin en gorkemli tapinak. Tapinagin tepesinde (fotograflarda da gorebileceginiz uzre) gozler var. Bunlar tapinagin 4 duvarinda da olan Buda’nin gozleri. Bunlara ‘wisdom eyes’ yani ‘bilgelik gozleri’ de deniyor, ve bu gozler ‘Buda herseyi bilir’i simgeliyor. Tapinagin icinde carklar var, ve bu carklar saat yonunde dua edilerek ceviriliyor. Bir de icerde mum odasi vardi cok cok guzeldi, binlerce mum yakilmisti.
Bhaktapur ve Nagarkot
Bir gun sabah erkenden yola cikarak once 2 saat uzakliktaki Nagarkot’a gittik. Buranin ozelligi Himalayalarin cok guzel bir sekilde buradan gorulebiliyor olmasi. Ancak daglar en guzel Eylul’de gozukuyor cunku butun yaz yagan yagmurlar havadaki tozu yok ediyor ve daha acik gozukebiliyor daglar.Nepal’in en buyuk problemlerinden biri hava kirliligi, ve bu yollarin olmamasindan (onlarin yerine toprak yollarin olmasi) kaynaklanan toz bulutu, cok fazla motorsiklet kullanimi, olulerin ve coplerin yakilmasindan kaynaklaniyor. Tum bu sebeplerden biz de daglari goremedik ama yine de Nagarkot cok guzeldi (yemyesil). Nagarkot’tan Bhaktapur adli bir sehre gittik. Burasi Nepal’in dini baskenti. Sehir bir suru Hindu tapinagindan olusuyor. Tapinaklar cok eski ve cok guzeldi. Yine Kathmandu Durbar Meydani gibi her Tanri icin farkli bir tapinak vardi. Buraya gittigimizde bir ogrenci grubu yanimiza geldi(4 kisilerdi), 3 ay once ingilizce ogrenmeye baslamislar ve bize birkac soru sormak istediler (odevleriymis bu). Ama bu birkac soru Meydan turu ve sonra kahve icmeye donustu. Cok keyifliydi bir rehber yerine burada yasayan ogrencilerle gezmek. Onlardan ayrildik, bu sefer fotograflarda da olan dev heykelli tapinakta oturuyorduk ki Mike’la, bu sefer yanimiza Santi (baris demek) adli bir kiz geldi. Gunun geri kalan kismini da bu 12 yasindaki kizla gecirdik. Gezdirdi bize her yeri, ara sokaklari vs. Cok tatliydi. Sonra ordan geri donduk Katmandu’ya. Bhaktapur cok daha sakin ve temizdi Katmandu’ya nazaran. Santi’nin soyledigine gore buranin temiz olmasinin sebebi giriste turistlerden aldiklari 10$ ile etrafa cop kutulari koymalari ve sokak supuren bir kac kisiyi ise almalariymis. A bir de ayni konuyu ogrenci grubuyla konusuyorduk ve cok komik, kendimizi onlara cop arabasinin gelip copleri toplamasini ve bu copleri sehrin disinda bir yere goturduklerini anlatirken bulduk. Cok sasirdilar bu sisteme, ilginc degil mi?
Meditasyon:
Nepal’de Kopan Manastiri adli bir manastir var ve 9 Mayis -19 Mayis arasinda baslangic seviyesinde meditasyon dersleri vardi. Ancak 1) bizim gonullu isimizin bu tarihlere denk gelmesi, 2)sabah 6’dan aksam 9’a kadar meditasyon (gunun yarisi konusmama meditasyonu) ve orda kalmak soz konusu oldugundan biraz bizim seviyemize gore ciddi olmasi, sebepleriyle gidememistik. Ama hayatimda yapacagim seylerden biri bu Kopan Manastiri’nda 10 gunluk meditasyon ‘kampi’na katilmak. Ben uzun zamandir meditasyon yapmak daha dogrusu onu hayatima yerlestirmek istiyordum. Bu sebeple Mike bana cok guzel bir kitap almisti CD’siyle beraber. Ancak bir haftanin sonunda artik konsantre olamamaya baslamistim ve biraktim yapmayi. Ama cok cok istiyorum meditasyonu hayatima sokmayi en azindan gunde 5 dakikalik bir meditasyonu.
Neyse efendim biz Kopan’a gidemedik ama Thamel’de bir yer vardi ve 2 saatlik Budizm ve Meditasyon giris dersi veriyor. Oraya gittik bir gun ama grev yuzunden (evet grev uzun bir sure devam etti) kapaliydi. En sonunda gecen persembe gunu (24 Mayis) gidebildik derse. Dersi ve budizmle ilgili neleri sevdigimi bir kac madde altinda siralamak gerekirse (benim icin bu sekilde yazmasi daha kolay :) ):
-
Budizm’de 10 yapmaman ve 10 yapman gereken sey var. Bunlarin 3’u Mind (Akil) basligi, 4’u Speech (Konusma) basligi ve 3’u Body (Vucut) basligi altinda toplanmis. Akilla ilgili olanlari sunlar (hepsindeki -me emir kipi): ‘imrenme, tiksinme, yanlis -yalan- saptamalarda bulunma. Konusma ile ilgili olanlari: ‘yalan soyleme, iftira etme, kaba konusma, dedikodu yapma’. Vucut ise: ‘oldurme, calma, uygunsuz seks yapma (aldatma, aile ici cinsellik vb)’.
-
Budizm’de onemli olan ogreti ve bu 10 erdemi yapmak. Bu yolda ister Allah’i ister Tanri’yi ister Buda’yi dusun. Iste bence bu Budizm’i din degil bir dusunce yapan en onemli unsur. Kime inandiginin bir onemi yok, onemli olan inandigin sey ugrunda yaptiklarin. Meditasyon yaparken ‘OM, A, HUM’ seslerini tekrarliyorsun. Bunlar akil, konusma ve vucut demek. Ama istersen Kuran’dan herhangi bir sureyi de soyleyebilirsin. Onemli olan bir seye konsantre olmak.
-
6 tane mukemmellige ulasma yolunda pozitif sey var. Bunlardan bazilari, sabirli olmak, bilgelik. Bi de yapmaman gereken seyler var, bunlardan bazirlari kiskanclik, sabirsizlik vs. Bu yapmaman gereken ve yapman gereken seyleri beyaz ve siyah bulutlar olarak dusunuyorsun, ve meditasyon esnasinda aldigin her nefesi beyaz bulut, verdigin her nefesi siyah bulut olarak dusunuyorsun. Bir nevi ‘pozitifler iceri, negatifler disari’. Ve ilginc bir sekilde dersten sonra konustugumuzda Mike’in siyah bulutu ‘Anger’ yani sinir, beyaz bulutu ‘bilgelik’mis. Benim siyah bulutum ‘Sabirsizlik’ ve beyaz bulutum ‘sabir ve bilgelik’ti. Benim evet biraz sabirli olma problemim, Mike’in da sinirini kontrol etme/edemem problemi var. Ve meditasyon sirasinda biz beyaz ve siyah bulutu yalnizca kendimizde sevmedigimiz / olmasini istedigimiz seylerle bagdastirmisiz.
-
Meditasyon hocasi cok dogru birsey soyledi meditasyonla ilgili. Odada bir vantilator vardi ve kendisi su benzetmeyi yapti: “Vantilator calisirken icinde bir suru cark var ama bunlari gormuyorsunuz cunku cok hizli donuyor. Bu gunluk yasaminiz. Ama meditasyon yaparken bu carklari tek tek gorebiliyorsunuz, tek bir vantilator bicagina konsantre olabilyorsunuz. Bu da kafaniza takilan dusuncelerin aslinda neler oldugunu size gosteriyor”.
-
Iyi bir insan olmak icin Buda’nin 6 pozitif dusuncesini, Nirvana’ya ulasmak icin ise 10 dusuncesini gerceklestirmek gerekiyor. Yani bu hayatta herkes ‘Buda’ olabiliyor (10 pozitif ile). Bu da bize Buda’nin bir Tanri degil bir ‘dusunce’ oldugunu bence bir kez daha gosteriyor.
-
Budizm’e gore herseyi baskalari icin yapmalisin. Cunku ‘Karma’ sana bu iyi seyleri geri getirecek. Bence asil sebep su; baskalari icin birseyler yaptigin zaman bu seni otomatik olarak iyi bir insan yapmakla kalmiyor bir de seni huzura erdiriyor. Bu yuzden herseyi basklari icin yaparken, aslinda kendin icin yapiyorsun. Meditasyon ve budizme giris dersi cok keyifli ve ogreticiydi anlayacaginiz.
Everest:
Bunlarin haricinde ilginc olan birsey su ki otelimizde su an Everest’e tirmanmayi basarabilmis kisiler var. Everest’e tirmanma sezonunun son gunu gectigimiz Cumartesi’ydi. Dolayisiyla dagcilar geri dondu. Bilmeyenler icin Everest’e tirmanan her 4 kisiden biri ölüyor. Bunun sebebi 8000 m’nin uzerinde artik havadaki oksijenin iyice azalmasi. Everest toplam 5 kamptan olusuyor: Ana kamp, Kamp 1, Kamp 2, Kamp 3, ve Kamp 4. Ana kamptan sonra tepeye ulasmak 7 gun suruyor. Son kampin irtifasi cok yuksek oldugundan bu kampta sadece 2-3 saat dinlenebiliyorsun. Daha dogrusu oksijensizlikten dinlenemiyorsun, bekliyorsun. Ve tepeye saat sabah 11’den once ulasman gerekiyor yoksa iniste %90 ölüyorsun. Bir de tabi kuresel isinma yuzunden eriyen buzullar dusuyor. Neyse sonuc olarak Everest’in zirvesine ulasmak hic kolay degil! Bu yuzden bunu yapabilmis insanlarla tanismak cok heyecan verici. Daha once biri soylemisti ama bu sefer kendi gozlerimle gordum, gercekten bu insanlarin kendilerinden buyuk egolari var ve once bu egolar giriyor odaya :). Ama cok normal, dusunsenize korkunc bir sogukta, korkunc sartlarda nefes bile alamadan dunyanin zirvesine tirmaniyorsunuz ve tirmanirken yolda ölü bedenler goruyorsunuz vs. Ve geri geliyorsunuz normal yasantiniza, tabi ki egonuz oyle olur. Dunyada cok az kisinin yapabildigi bir seyi basarmis oluyorsunuz. Bu arada 1996’da korkunc bir haftasonu geciyor Everest’te ve 11 kisi oluyor. Sanirim gectigimiz haftasonu bu olaydan sonraki en yuksek ölümlu ikinci haftasonuydu. Everest’e tirmanmanin nasil birsey oldugunu merak edenler ‘Into the Wild’in yazari Jon Krakauer’in diger bir kitabinin filmi olan “Into thin air” i izleyebilirler. Film 1996 yilindaki korkunc olayi anlatiyor ve Jon Krakauer de o korkunc gun tirmananlardan biri. Bence cok guzel bir film.
Onun haricinde gectigimiz gunlerde Mike 3-4 gun calisti ve dun hasta oldu. Baya yuksek atesle yatti butun gun, amma velakin Eczaci Hulki Bey’in onerisi olan Cipro antibiyotik ilebu sabah civi gibi uyandi. Bugun Katmandu’daki son gunumuz, yarin Delhi uzerinden Hong Kong’a ucucaz ve Hong Kong saatiyle Carsamba gununun sabahi 8.45’te Hong Kong havaalanina inmis olcaz. Cin’de biliyorsunuz Facebook yasak, o yuzden Cin fotograflari donuse kalabilir ama mailler gelmeye devam edecek.
Cin email serimizde gorusmek uzere gencler.
Cok opuyorum,
Ez.
Fotoğraflar






















